Koruma Kararı ve Uzaklaştırma Tedbiri Nedir? — 2026 Güncel Rehber: 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru, Süreç ve Tüm Detaylar
Aile içi şiddet, Türkiye'de ciddi boyutlara ulaşan bir toplumsal sorundur. Şiddet mağdurlarının hızlı ve etkili biçimde korunmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, koruma kararı ve uzaklaştırma tedbiri gibi güçlü hukuki mekanizmalar sunmaktadır. Bu rehberde, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı nasıl alınır, hangi tedbirler uygulanır, ihlal durumunda ne olur ve başvuru süreci nasıl işler gibi tüm soruları 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde yanıtlıyoruz.
1. 6284 Sayılı Kanun Nedir ve Amacı Nedir?
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun, daha önce yürürlükte olan 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'u yürürlükten kaldırmış ve mevzuatta 4320 sayılı Kanun'a yapılan tüm atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağını açıkça düzenlemiştir.
Kanunun temel amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını korumaktır. Kanun, yalnızca fiziksel şiddeti değil; psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddeti de kapsam altına almaktadır. Önemle belirtmek gerekir ki mağdurun kadın ya da erkek olması, evli ya da bekar olması, yaşı veya dini ayrım konusu yapılmamaktadır.
6284 sayılı Kanun'un en önemli özelliği, tedbirlerin delil aranmaksızın ve duruşma yapılmaksızın ivedilikle verilebilmesidir. Bu yaklaşım, şiddet mağdurlarının acil koruma ihtiyacını karşılamayı amaçlamaktadır.
1.1. İstanbul Sözleşmesi ile İlişkisi
6284 sayılı Kanun, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ve Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) doğrultusunda hazırlanmış iç hukuk düzenlemesidir. Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi'nden 1 Temmuz 2021 tarihinde çekilmiştir. Ancak bu çekilme, 6284 sayılı Kanun'un yürürlüğünü veya uygulanabilirliğini etkilememiştir. 6284 sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi'nden bağımsız bir iç hukuk normu olarak varlığını sürdürmektedir.
1.2. Kanun'da Tanımlanan Şiddet Türleri
6284 sayılı Kanun'un 2. maddesi şiddet kavramını geniş biçimde tanımlamıştır. Buna göre Kanun kapsamındaki şiddet türleri şunlardır:
| Şiddet Türü | Tanım |
|---|---|
| Fiziksel şiddet | Kişinin vücut bütünlüğüne yönelik saldırı niteliğindeki her türlü davranış (dövme, itme, tokat atma, yaralama vb.) |
| Psikolojik şiddet | Kişinin ruh sağlığını bozan, küçük düşürücü, aşağılayıcı, yıldırıcı söz ve davranışlar (hakaret, tehdit, aşağılama, kontrol etme, kısıtlama vb.) |
| Cinsel şiddet | Kişinin cinsel dokunulmazlığına yönelik rızası dışındaki her türlü cinsel davranış |
| Ekonomik şiddet | Kişinin ekonomik kaynaklarının ve gelirlerinin kısıtlanması, mal varlığına zarar verilmesi veya ekonomik özgürlüğünün engellenmesi |
Bu geniş tanım sayesinde yalnızca fiziksel şiddet değil, eşin sürekli olarak aşağılanması, ekonomik bağımsızlığının engellenmesi veya ısrarlı takip gibi durumlar da 6284 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmektedir.
1.3. Tek Taraflı Israrlı Takip (Stalking)
6284 sayılı Kanun, tek taraflı ısrarlı takip kavramını da koruma kapsamına almıştır. Buna göre, aralarında aile bağı veya evlilik ilişkisi bulunmayan kişiler arasında dahi, bir kişinin diğerini ısrarla takip etmesi, rahatsız etmesi veya tehdit etmesi halinde mağdur, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talep edebilir. Bu düzenleme, Kanun'un yalnızca aile içi şiddeti değil, aynı zamanda ısrarlı takip mağdurlarını da kapsadığını göstermektedir.
2. Koruyucu Tedbir ve Önleyici Tedbir Ayrımı
6284 sayılı Kanun, iki ana tedbir kategorisi öngörmektedir: koruyucu tedbirler ve önleyici tedbirler. Bu iki tedbir türü arasındaki fark, tedbirin kimin hakkında verildiğiyle doğrudan ilişkilidir.
Koruyucu tedbirler, bizzat şiddet mağdurunu koruma altına almayı amaçlar. Bu tedbirler doğrudan mağdur lehine düzenlenir ve mağdurun güvenliğini sağlamaya yöneliktir. Koruyucu tedbir kararları verilirken şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; mağdurun beyanı yeterli görülmektedir.
Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında verilen tedbirlerdir. Bu tedbirler, şiddet uygulayana belirli yapma veya yapmama yükümlülükleri getirmektedir. Önleyici tedbir kararları temel olarak hâkim tarafından verilir; ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri de önleyici tedbir alabilir ve bu kararlar en geç 24 saat içinde hâkimin onayına sunulur. Koruyucu tedbir kararları ise hâkimin yanı sıra mülki amir (vali veya kaymakam) ve acil durumlarda kolluk amiri tarafından da verilebilmektedir.
3. Mülki Amir Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbirler (Madde 3)
6284 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca mülki amir (vali veya kaymakam), korunan kişi ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklar hakkında aşağıdaki koruyucu tedbirlere karar verebilir:
- Kendisine ve beraberindeki çocuklara uygun barınma yeri sağlanması
- Geçici maddi yardım yapılması
- Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi
- Hayati tehlikenin bulunması halinde geçici koruma altına alınması
- Kreş imkânının sağlanması
Mülki amir tarafından verilen koruyucu tedbir kararları, kararın alındığı tarihten itibaren en geç ertesi iş günü içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından 48 saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri de mülki amirin yetkisindeki koruyucu tedbirlere karar verebilir. Ancak kolluk amiri tarafından verilen bu kararlar da en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde mülki amirin onayına sunulur. Mülki amir tarafından 48 saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
4. Hâkim Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbirler (Madde 4)
6284 sayılı Kanun'un 4. maddesi, aile mahkemesi hâkiminin verebileceği koruyucu tedbir kararlarını düzenlemektedir. Buna göre hâkim tarafından verilebilecek koruyucu tedbirlerden bazıları şunlardır:
- Korunan kişinin işyerinin değiştirilmesi
- Kişinin evli olması halinde müşterek yerleşim yerinden ayrı bir yerleşim yeri belirlenmesi
- Tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması (TMK'daki şartların varlığı halinde ve korunan kişinin talebi üzerine)
- Korunan kişinin kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi (hayati tehlikenin bulunması halinde)
Bu tedbirler, mağdurun bireysel koşullarına göre hâkim tarafından belirlenebilir. Hâkim, Kanun'da sayılan tedbirlerin yanı sıra benzer nitelikteki tedbirlere de hükmedebilir. Bu durum, hâkime geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır.
5. Şiddet Uygulayanlar Hakkında Önleyici Tedbirler (Madde 5)
6284 sayılı Kanun'un 5. maddesi, şiddet uygulayan veya şiddet uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında hâkim tarafından verilebilecek önleyici tedbirleri düzenlemektedir. Bunlar arasında:
- Şiddet mağduruna yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması
- Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi
- Korunan kişilere, yaşam alanlarına, okullarına ve işyerlerine yaklaşmaması
- Çocuklarla ilgili olarak velayet veya kişisel ilişki kurma hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması
- Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi
- Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi
- Bulundurma veya taşıma ruhsatlı silahlarını kolluğa teslim etmesi
- Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile silahını kurumuna teslim etmesi
- Korunan kişinin yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına yaklaşmaması
- Alkol veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmaması; bağımlılığı varsa tedavi için bir sağlık kuruluşuna müracaat etmesi
- Bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması
Eğer şiddeti uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan kişiyse, hâkim tedbir nafakasına da hükmedebilir. Bu nafaka, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra edilir.
6. İhbar Yükümlülüğü (Madde 7)
6284 sayılı Kanun'un 7. maddesi, şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı halinde herkesin bu durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebileceğini düzenlemektedir. Bu düzenleme ile şiddetin önlenmesi yalnızca mağdura bırakılmamış, toplumun her kesimine bir sorumluluk yüklenmiştir.
Özellikle sağlık kuruluşları ve eğitim kurumları bünyesinde çalışan personelin, şiddet şüphesi taşıyan vakaları yetkili makamlara bildirmesi büyük önem taşımaktadır. İhbar üzerine ilgili makamlar, durumu ivedilikle değerlendirerek gerekli tedbirlerin alınması için harekete geçmekle yükümlüdür.
7. Koruma Kararı Başvuru Süreci
7.1. Başvuru Yerleri
Koruma kararı almak için başvurulabilecek merciler şunlardır:
- Aile Mahkemesi (doğrudan dilekçe ile başvuru)
- Cumhuriyet Başsavcılığı
- Kolluk kuvvetleri (polis veya jandarma karakolu)
- Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM)
- Mülki amir (vali veya kaymakam)
Bulunulan yerde aile mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla başvuruyu kabul eder. Mesai saatleri dışında ise nöbetçi mahkeme başvuru merciidir.
7.2. Başvuru Şartları
Koruma kararı başvurusunda:
- Delil veya belge sunma zorunluluğu yoktur. Mağdurun beyanı yeterlidir.
- Başvuru tamamen ücretsizdir; herhangi bir harç veya masraf alınmaz.
- Mağdurun avukat tutma zorunluluğu yoktur; ancak avukat desteği alınması tavsiye edilir.
- Şiddete uğrayan kişinin yanı sıra Bakanlık, kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı da başvuruda bulunabilir.
7.3. Karar Alma Süreci
Başvuru yapıldıktan sonra hâkim, talebi ivedilikle değerlendirir. Kararlar çoğunlukla duruşma yapılmaksızın ve delil araştırması yapılmadan verilir. Acil durumlarda kolluk amiri, mülki amir onayıyla derhal koruyucu tedbir uygulayabilir; bu tedbirler ertesi iş günü hâkimin onayına sunulur.
8. Koruma Kararının Süresi ve Uzatılması
6284 sayılı Kanun uyarınca tedbir kararları en fazla altı ay süreyle verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam etmesi halinde tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, yeni tedbirler eklenmesine ya da mevcut tedbirlerin aynen devam etmesine karar verilebilir.
Uzatma talebinde bulunmak için mevcut kararın süresi dolmadan önce Aile Mahkemesi'ne dilekçe verilmesi gerekmektedir. Her seferinde en fazla altı ay daha uzatma yapılabilir ve uzatma sayısında bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu durum, mağdurun şiddet tehlikesi devam ettiği sürece koruma altında kalmasını güvence altına almaktadır.
Tedbir kararı, süresinin dolması, korunan kişinin talebi veya şiddet tehlikesinin ortadan kalkması halinde kaldırılabilir.
9. Koruma Kararına İtiraz
Koruma kararı veya uzaklaştırma tedbirine karşı kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz başvurusu, kararı veren mahkemeye dilekçe ile yapılır.
İtiraz mercii, kararı veren aile mahkemesinin bulunduğu yerdeki başka bir aile mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesidir. İtiraz mercii, başvuruyu bir hafta içinde karara bağlamak zorundadır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir; bu karara karşı başka bir kanun yoluna başvurulamaz.
Önemle belirtmek gerekir ki itiraz, tedbir kararının uygulanmasını durdurmaz. Yani itiraz süreci devam ederken bile tedbir kararı geçerliliğini korur ve uygulanmaya devam eder.
10. Koruma Kararının İhlali ve Yaptırımları
10.1. Zorlama Hapsi (Tazyik Hapsi)
6284 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca, tedbir kararına aykırı davranan kişi hakkında zorlama hapsi uygulanır:
| İhlal Durumu | Zorlama Hapsi Süresi |
|---|---|
| İlk ihlal | 3 günden 10 güne kadar |
| Tekrarlayan ihlaller | 15 günden 30 güne kadar |
| Toplam üst sınır | 6 ayı geçemez |
Zorlama hapsi kararı, şiddet uygulayan kişinin tedbir kararına uymasını sağlamak amacıyla verilen bir yaptırımdır. Bu yaptırımın bazı önemli özellikleri şunlardır:
- Zorlama hapsi bir ceza değil, tedbirlere uyumu sağlamaya yönelik bir yaptırımdır.
- Adli sicile (sabıka kaydına) işlenmez.
- Para cezasına çevrilemez.
- Zorlama hapsini Aile Mahkemesi hâkimi verir.
10.2. Cezai Yaptırımlar
Koruma kararının ihlali, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil edebilir. Özellikle şiddet eylemi gerçekleşmişse kasten yaralama (TCK md. 86), tehdit (TCK md. 106) veya kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK md. 123) gibi suçlardan ayrıca ceza davası açılabilir.
11. Elektronik Kelepçe ile Teknik Takip
6284 sayılı Kanun kapsamında hâkim, şiddet uygulayanın tedbir kararına uyumunu sağlamak amacıyla elektronik kelepçe (teknik takip cihazı) kullanılmasına karar verebilir. Bu uygulama, özellikle tekrarlayan şiddet vakalarında ve yüksek risk taşıyan durumlarda gündeme gelmektedir.
Elektronik kelepçe uygulaması ile ilgili temel bilgiler:
- İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Elektronik İzleme Merkezi tarafından şiddet uygulayan kişi 7/24 izlenir.
- Şiddet uygulayanın mağdura belirlenen mesafenin altına yaklaşması halinde sistem otomatik olarak uyarı verir.
- Elektronik kelepçe kararı en fazla 6 ay süreyle verilebilir; tehlike devam ederse uzatılabilir.
- Cihaza zarar verilmesi veya çıkarılması da tedbir kararı ihlali olarak kabul edilir.
- ŞÖNİM bünyesinde oluşturulan komisyon, izlenecek vakaları tespit ederek Aile Mahkemesi'ne başvurur.
12. Tedbir Nafakası ve Ekonomik Destek
6284 sayılı Kanun, şiddet mağdurlarına yalnızca fiziksel koruma değil, aynı zamanda ekonomik destek de sağlamaktadır. Şiddet uygulayan kişi ailenin geçimini sağlıyorsa, hâkim korunan kişi ve çocuklar lehine tedbir nafakasına hükmedebilir.
Ayrıca mülki amir tarafından korunan kişiye geçici maddi yardım yapılabilir. Bu yardımlar, mağdurun ekonomik bağımsızlığını kazanana kadar geçimini sürdürmesini amaçlamaktadır.
Tedbir nafakası kararına uyulmaması halinde İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca icra yoluyla tahsil mümkündür. Nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında nafaka rehberimizde detaylı bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca nafaka ödenmemesi durumunda icra ceza hukuku kapsamındaki yaptırımlar için icra ceza hukuku rehberimize başvurabilirsiniz.
13. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)
ŞÖNİM'ler, 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmasında kritik bir rol üstlenmektedir. Bu merkezlerin başlıca görevleri şunlardır:
- Şiddet mağdurlarına 7/24 destek hizmeti sunmak
- Koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının uygulanmasını izlemek
- Tedbir kararlarının ihlal edilip edilmediğini takip etmek
- Mağdurlara psikolojik, hukuki ve sosyal destek sağlamak
- Gerekli durumlarda mağdurları sığınma evlerine yönlendirmek
- Elektronik kelepçe izleme sürecine katkı sağlamak
Şiddet mağdurları, ALO 183 hattını arayarak ŞÖNİM hizmetlerine ulaşabilirler. Bu hat günün her saati ücretsiz olarak hizmet vermektedir.
14. Tedbir Kararlarının Bildirimi ve Uygulanması (Madde 10)
6284 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, verilen tedbir kararları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine, Cumhuriyet başsavcılığına ve kolluğa bildirilir. Bu bildirim mekanizması, tedbir kararlarının uygulanmasının takip edilmesini ve kararların ihlal edilmesi halinde hızla müdahale edilmesini sağlamaktadır.
Tedbir kararının uygulanmasından kolluk görevlileri birinci derecede sorumludur. Kolluk, tedbir kararının gereklerini yerine getirmek ve kararın ihlal edilip edilmediğini denetlemekle yükümlüdür.
15. Yabancı Uyruklu Mağdurların Korunması
6284 sayılı Kanun, yabancı uyruklu şiddet mağdurlarını da koruma altına almaktadır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olduğu anlaşılan yabancılar hakkında derhal gerekli tedbirler alınır. Bu kişilerin ikamet izni durumuna bakılmaksızın koruma kararı verilebilir.
Ayrıca aile ikamet izni ile Türkiye'de bulunan yabancı eşin, aile içi şiddet gerekçesiyle mağdur olduğunun tespit edilmesi halinde, aile ikamet izni şartlarından bağımsız olarak kendisine kısa dönem ikamet izni verilebilmektedir. Bu düzenleme, şiddet mağduru yabancıların sınır dışı edilme korkusu yaşamadan koruma mekanizmalarına başvurabilmesini güvence altına almaktadır.
16. Boşanma Davası ile Koruma Kararı İlişkisi
Koruma kararı almak için boşanma davası açmak zorunlu değildir. Koruma kararı, boşanma sürecinden bağımsız olarak alınabilir. Ancak pratikte şiddet mağdurlarının büyük çoğunluğu koruma kararı süreciyle birlikte boşanma davası da açmaktadır.
Koruma kararı alınmış olması, boşanma davasında şiddetin kanıtlanması bakımından önemli bir delil niteliği taşır. Ayrıca boşanma davasında maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde de koruma kararının varlığı dikkate alınmaktadır.
Çekişmeli boşanma davalarında şiddet, TMK md. 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. TMK md. 162 kapsamında hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış da özel boşanma sebebi olarak ileri sürülebilir.
17. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Yolu
17.1. Uygulamadaki Başlıca Sorunlar
6284 sayılı Kanun'un uygulanmasında pratikte bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır:
- Tedbir kararlarının etkin uygulanmaması: Verilen koruma ve uzaklaştırma kararlarının kolluk tarafından yeterince takip edilmemesi, mağdurların korumasız kalmasına yol açabilmektedir.
- Tedbir uzatma taleplerinin reddi: Bazı mahkemelerde tedbir kararının süresinin uzatılması talebi, şiddet tehlikesinin devam ettiğine dair yeterli somut veri bulunmaması gerekçesiyle reddedilebilmektedir.
- Uygulamada kısa süreli kararlar: Kanun en fazla 6 ay süreyle tedbir kararı verilmesine izin verse de uygulamada hâkimler genellikle 1 ila 3 ay arasında sürelerle karar vermektedir.
- Zorlama hapsi kararlarının caydırıcılığı: Zorlama hapsi süresinin kısalığı, tekrarlayan şiddet vakalarında yeterli caydırıcılık sağlayamayabilmektedir.
17.2. Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru
Tedbir kararına itiraz sonucunda verilen karar kesin olmakla birlikte, temel hak ihlali iddiası taşıyan durumlarda Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu açıktır. Anayasa Mahkemesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının Anayasa'nın 20. maddesi (özel hayatın gizliliği) ve Anayasa'nın 13. maddesi (temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması) çerçevesinde orantılılık ilkesine uygun olup olmadığını denetleyebilmektedir.
Bireysel başvuru, olağan kanun yollarının tüketilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Ancak bireysel başvuru, tedbir kararının uygulanmasını durdurmaz.
18. Velayet ve Kişisel İlişki Kurma Hakkına Etkisi
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici tedbirlerden biri de çocuklarla ilgili velayet veya kişisel ilişki kurma hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılmasıdır. Şiddet uygulayan ebeveynin çocuklara yönelik şiddet riski oluşturması halinde hâkim, çocukların güvenliği için bu tedbire hükmedebilir.
Velayet davası sürecinde de şiddet olgusunun varlığı, velayetin kime verileceği konusunda belirleyici bir faktördür. Koruma kararının varlığı, velayetin değiştirilmesi davalarında da önemli bir delil olarak değerlendirilmektedir.
19. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Koruma kararı almak için delil sunmak gerekir mi?
Hayır, 6284 sayılı Kanun uyarınca koruma kararı alınması için delil veya belge sunulması zorunlu değildir. Mağdurun beyanı yeterlidir. Ancak varsa tıbbi raporlar, fotoğraflar veya tanık beyanları gibi belgeler başvuruyu güçlendirebilir.
2. Erkekler de koruma kararı alabilir mi?
Evet, 6284 sayılı Kanun cinsiyet ayrımı yapmamaktadır. Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında olan erkekler de koruma kararı talep edebilir. Kanun, kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını kapsamaktadır.
3. Koruma kararı ne kadar süreyle geçerlidir?
Tedbir kararları en fazla altı ay süreyle verilebilir. Şiddet tehlikesinin devam etmesi halinde süre uzatılabilir. Uzatma sayısında bir sınırlama bulunmamaktadır.
4. Koruma kararına nasıl itiraz edilir?
Kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe ile itiraz edilebilir. İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir.
5. Uzaklaştırma kararı ihlal edilirse ne olur?
İlk ihlalde 3 ile 10 gün arasında zorlama hapsi uygulanır. Tekrarlayan ihlallerde bu süre 15 ile 30 gün arasına çıkar. Toplam zorlama hapsi süresi 6 ayı geçemez. Zorlama hapsi adli sicile işlenmez.
6. Koruma kararı almak için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır, koruma kararı başvurusu için avukat tutmak zorunlu değildir. Mağdur, doğrudan karakola, ŞÖNİM'e veya Aile Mahkemesi'ne başvurabilir. Ancak sürecin sağlıklı yürütülmesi için avukat desteği alınması tavsiye edilir.
7. Koruma kararı sabıka kaydına işler mi?
Koruma kararının kendisi bir ceza değil, tedbir niteliğindedir ve adli sicile işlenmez. Ancak koruma kararının ihlali nedeniyle verilen zorlama hapsi de adli sicile kaydedilmez. Bununla birlikte, şiddet eylemi nedeniyle ayrıca ceza davası açılmışsa ve mahkumiyet kararı verilmişse, bu ceza adli sicile işlenecektir.
8. Yabancı uyruklu kişiler koruma kararı başvurusunda bulunabilir mi?
Evet, 6284 sayılı Kanun Türk vatandaşları ile yabancılar arasında bir ayrım yapmamaktadır. Yabancı uyruklu şiddet mağdurları da koruma kararı talep edebilir. Ayrıca 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca, 6284 kapsamında şiddet mağduru olduğu tespit edilen yabancılar hakkında gerekli tedbirler derhal alınır.
9. Koruma kararı boşanma davasını etkiler mi?
Koruma kararı almak için boşanma davası açmak zorunlu değildir; ancak alınan koruma kararı boşanma davasında şiddetin varlığına ilişkin önemli bir delil teşkil eder. Bu durum, TMK md. 162 kapsamında hayata kast veya pek kötü muamele sebebiyle boşanma davasında ve TMK md. 174 kapsamında tazminat taleplerinde mağdur lehine değerlendirilmektedir.
10. Elektronik kelepçe hangi durumlarda uygulanır?
Elektronik kelepçe kararı, özellikle tekrarlayan şiddet vakalarında ve yüksek risk taşıyan durumlarda hâkim tarafından verilebilir. İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Elektronik İzleme Merkezi, şiddet uygulayanı 7/24 izler. Elektronik kelepçe süresi en fazla 6 ay olup, tehlikenin devam etmesi halinde uzatılabilir. Cihaza zarar verilmesi veya çıkarılması da tedbir ihlali sayılır.
11. Koruma kararına itiraz edilirse tedbir uygulanmaya devam eder mi?
Evet, itiraz tedbir kararının uygulanmasını durdurmaz. İtiraz süreci devam ederken bile tedbir kararı geçerliliğini korur ve uygulanmaya devam eder. İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir.
20. Sonuç
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet mağdurlarına hızlı, etkili ve ücretsiz bir koruma mekanizması sunmaktadır. Koruyucu ve önleyici tedbirler aracılığıyla mağdurların güvenliği sağlanırken, zorlama hapsi ve elektronik kelepçe gibi yaptırımlarla tedbirlerin uygulanması güvence altına alınmaktadır.
Şiddet mağdurlarının vakit kaybetmeden en yakın karakola, ŞÖNİM'e veya Aile Mahkemesi'ne başvurması büyük önem taşımaktadır. Başvuruda delil aranmaması ve sürecin ücretsiz olması, mağdurların hızla koruma altına alınmasını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca ALO 183 hattı üzerinden 7/24 destek almak mümkündür.
Koruma kararı sürecinde hukuki destek almak, mağdurların haklarını en etkin şekilde kullanmalarını sağlayacaktır. Tedbir kararlarının süresinin uzatılması, ihlal durumunda yaptırım uygulanması ve boşanma davası gibi ilişkili süreçlerin yönetimi için bir avukattan profesyonel destek alınması tavsiye edilmektedir.
Kaynaklar
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, md. 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8, 10, 13, 22
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 162, 166, 174
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, md. 58
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
- Akıntürk, T. — Aile Hukuku, s. 63-66
- Gezder — Türk Medeni Hukuku: Başlangıç-Kişiler-Aile Hukuku
- Açıklamalı-İçtihatlı-Örnekli Türk Medeni Yasası ve Uygulaması — Aile Hukuku, s. 708-720
- 6284 sayılı Kanun Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Dair Yönetmelik
- Ekşi, N. — Yabancılar ve Uluslararası Koruma Hukuku, s. 123, 201
Anahtar Kelimeler: koruma kararı, uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı kanun, koruma tedbiri, önleyici tedbir, koruyucu tedbir, uzaklaştırma tedbiri nasıl alınır, koruma kararı ihlali, zorlama hapsi, aile içi şiddet, ŞÖNİM, elektronik kelepçe, tedbir nafakası, koruma kararı başvurusu 2026, stalking ısrarlı takip, yabancı uyruklu mağdur, İstanbul Sözleşmesi, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, şiddet türleri

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.