Velayet Davası Nedir? 2026 Güncel Rehber: Şartları, Süreci, Değiştirilmesi ve Tüm Detaylar
Velayet davası, boşanma sürecinde ve sonrasında en çok merak edilen ve araştırılan hukuki konuların başında gelmektedir. Çocuğun bakımı, eğitimi, temsili ve malvarlığının yönetimi gibi temel hakları kapsayan velayet, anne ve baba arasında çoğu zaman en tartışmalı mesele olma özelliğini korumaktadır. Google arama verilerine göre "velayet davası" ve "ortak velayet" terimleri her ay binlerce kişi tarafından araştırılmaktadır.
Bu rehberde, Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde velayet kavramının hukuki niteliğinden boşanmada velayet düzenlemesine, velayetin değiştirilmesi ve kaldırılmasından ortak velayet uygulamasına, kişisel ilişki kurma hakkından 2026 yılı güncel dava masraflarına kadar tüm boyutları akademik kaynaklara dayalı olarak ele alacağız.
1. Velayet Kavramı ve Hukuki Niteliği
Velayet, küçük çocuğun bakımı, korunması, eğitimi, temsili ve malvarlığının yönetimi konusunda ana ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. TMK md. 335-351 arasında düzenlenen velayet, hem bir hak hem de bir yükümlülük niteliği taşır; ana ve baba, velayet hakkını çocuğun yararına uygun şekilde kullanmak zorundadır.
Velayet hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup devredilemez ve bu haktan feragat edilemez. Ana ve babanın velayet hakkından vazgeçmeleri anlamına gelebilecek anlaşmalar geçersizdir. Velayet hakkı, çocuğun ergin olmasıyla (18 yaş) kendiliğinden sona erer; bunun dışında ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir veya değiştirilebilir.
Velayetin kapsamı üç temel unsurdan oluşur:
a) Çocuğun şahsına özen gösterme: Ana ve baba, çocuğun bakımı, eğitimi ve yetiştirilmesi konusunda gerekli kararları birlikte alıp uygularlar (TMK md. 339). Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlamak ana ve babanın asli yükümlülüğüdür. Çocuklar da ana ve babalarına itaat etmekle yükümlüdür (TMK md. 339/2).
b) Çocuğun malvarlığını yönetme: Ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence vermezler (TMK md. 352). Çocuğun mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakım, eğitim ve korunması için kullanır; artanı aileye harcarlar (TMK md. 355). Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde sermaye biçiminde ödemeler de yapılabilir (TMK md. 356).
c) Çocuğu temsil etme: Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidirler (TMK md. 342). Çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının — velayetin tek bir ebeveynde olması hâlinde velayet sahibinin — yerleşim yeridir (TMK md. 21).
1.1. Velayetin Sona Ermesi Halleri
Velayet hakkı aşağıdaki hâllerde sona erer:
- Çocuğun ergin olması: 18 yaşın doldurulmasıyla çocuk ergin olur ve velayet kendiliğinden sona erer (TMK md. 11).
- Evlenme yoluyla erginlik: Evlenme kişiyi ergin kılar; 17 yaşını doldurmuş küçüğün evlenmesiyle velayet sona erer (TMK md. 11/2).
- Mahkeme kararıyla ergin kılınma: 15 yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK md. 12).
- Ana ve babanın ölümü: Velayeti kullanan ana veya babanın ölümü hâlinde velayet sona erer; sağ kalan ebeveyne velayet verilir veya çocuğa vasi atanır.
- Velayetin kaldırılması: Mahkeme kararıyla velayetin kaldırılması (TMK md. 348) hâlinde velayet sona erer.
Ana ve baba, velayetleri veya yönetim hakları sona erince, çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasiye veya kayyıma devretmek zorundadırlar (TMK md. 362).
2. Evlilik İçinde Velayet
2.1. Ana ve Babanın Birlikte Velayeti (TMK md. 336)
TMK md. 336/1 hükmüne göre, evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Bu, evlilik birliği içinde çocukla ilgili tüm kararların (eğitim, sağlık, ikametgâh vb.) eşlerin ortak mutabakatıyla alınması anlamına gelir. Eşler arasında anlaşmazlık çıkması hâlinde herhangi birine üstünlük tanınmaz.
2.2. Ortak Hayatın Sona Ermesi Hâlinde (TMK md. 336/2)
Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir (TMK md. 336/2). Bu durumda hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir. Boşanma davası sırasında verilen geçici velayet kararları da bu kapsamda değerlendirilir.
2.3. Evlilik Dışında Doğan Çocukta Velayet (TMK md. 337)
Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK md. 337/1). Ananın küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin anadan alınmış olması hâlinde hâkim, çocuğun yararını gözeterek velayeti babaya verebilir veya çocuğa vasi atayabilir.
3. Boşanmada Velayet Düzenlemesi
3.1. Çekişmeli Boşanmada Velayet
Çekişmeli boşanma davalarında hâkim, çocuğun üstün yararı ilkesini esas alarak velayeti eşlerden birine verir (TMK md. 182). Çocuğun üstün yararı; çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesini ifade eder. Ana ve babanın yararları — boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları — çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde dikkate alınmaz. Hâkimin velayet kararı verirken göz önünde bulundurduğu başlıca kriterler şunlardır:
- Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi: Özellikle küçük yaştaki çocuklarda anne bakımına olan ihtiyaç dikkate alınır; ancak bu kesin bir kural değildir.
- Çocuğun duygusal bağı: Çocuğun hangi ebeveynle daha güçlü bir duygusal bağ kurduğu değerlendirilir.
- Ebeveynlerin bakım kapasitesi: Her iki ebeveynin çocuğa zaman ayırabilme, bakım ve eğitim sağlayabilme kapasitesi incelenir.
- Çocuğun görüşü: İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi ve TMK md. 339/3 uyarınca, ana ve baba olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda çocuğun düşüncesini göz önünde tutarlar. Uygulamada genellikle 8 yaş ve üzeri çocukların beyanı dikkate alınmakla birlikte, kesin bir yaş sınırı yoktur. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi de mümkündür.
- Kardeşlerin birlikte tutulması: Mümkün olduğunca kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi gözetilir.
- Sosyal inceleme raporu (SİR): Mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı uzmanlardan oluşan bir heyetten rapor alır. Uzmanlar, her iki ebeveynin yaşam koşullarını, çocukla ilişkilerini ve bakım kapasitelerini yerinde inceler. Bu rapor velayet kararının en önemli dayanaklarından birini oluşturur.
3.2. Anlaşmalı Boşanmada Velayet
Anlaşmalı boşanmada (TMK md. 166/3) taraflar, velayet konusunda serbestçe anlaşabilir ve bu anlaşmayı boşanma protokolünde düzenler. Ancak hâkim, protokoldeki velayet düzenlemesini çocuğun üstün yararı bakımından inceler; uygun bulmadığı takdirde değişiklik önerebilir. Velayet konusu, hâkimin re'sen (kendiliğinden) araştırma yükümlülüğünün bulunduğu bir alandır.
Anlaşmalı boşanma hakkında daha detaylı bilgi için Anlaşmalı Boşanma Rehberi 2026 yazımızı inceleyebilirsiniz.
4. Velayetin Değiştirilmesi Davası (TMK md. 183)
Boşanma kararıyla velayeti alan ebeveynin durumunun değişmesi hâlinde, diğer ebeveyn veya ilgili kişiler velayetin değiştirilmesini talep edebilir. TMK md. 183 uyarınca, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların varlığı hâlinde hâkim, re'sen veya ana babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
4.1. Velayetin Değiştirilmesi Şartları
Velayetin değiştirilmesi için aranan temel koşullar şunlardır:
a) Durumun değişmesi: Velayet kararının verildiği tarihteki koşulların esaslı biçimde değişmiş olması gerekir. Boşanma sırasında var olan ve bilinen hususlar, velayetin değiştirilmesi sebebi olarak ileri sürülemez.
b) Çocuğun menfaatinin gerektirmesi: Değişen koşulların, çocuğun yararını olumsuz etkilemesi ve velayetin diğer ebeveyne verilmesinin çocuk için daha iyi olacağının ortaya konması gerekir.
c) Mevcut velayetin yetersiz kalması: Velayeti kullanan ebeveynin, velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi söz konusu olmalıdır.
4.2. Değişiklik Sebepleri
Uygulamada velayetin değiştirilmesine yol açan başlıca sebepler şunlardır: velayet sahibinin çocuğun bakımını ihmal etmesi, çocuğun eğitiminin aksatılması, çocuğun fiziksel veya psikolojik olarak olumsuz etkilenmesi, velayet sahibinin yaşam koşullarının önemli ölçüde kötüleşmesi, çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişki kurmasının engellenmesi ve velayet sahibinin yeniden evlenmesinin çocuğu olumsuz etkilemesi.
4.3. Yeniden Evlenme ve Velayet (TMK md. 349)
Velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, tek başına velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi sebebi oluşturmaz (TMK md. 349). Ancak yeniden evlenmenin çocuğun yararını olumsuz etkilemesi hâlinde, somut olay değerlendirilerek velayet değiştirilebilir veya kaldırılabilir.
5. Velayetin Kaldırılması (TMK md. 348)
Velayetin kaldırılması, çocuğun korunması bakımından alınabilecek en ağır önlemdir ve ancak diğer koruma önlemlerinin yetersiz kaldığı hâllerde uygulanır.
5.1. Kaldırılma Sebepleri
TMK md. 348 uyarınca velayetin kaldırılması şu sebeplerle gerçekleşebilir:
a) Velayet görevinin ağır biçimde kötüye kullanılması: Ana veya babanın çocuğa karşı şiddet uygulaması, cinsel istismar, işkence veya benzeri ağır fiiller bu kapsamdadır.
b) Velayet görevinin aşırı biçimde ihmal edilmesi: Çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, sağlık ve eğitiminin tamamen ihmal edilmesi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir.
c) Diğer koruma önlemlerinin yetersiz kalması: TMK md. 346 kapsamında alınan önlemlerin (rehberlik, çocuğun yerleştirilmesi vb.) sonuç vermemesi veya baştan sonuç vermeyeceğinin açıkça anlaşılması hâlinde velayetin kaldırılmasına karar verilir.
5.2. Kaldırılmanın Sonuçları
Velayetin kaldırılması hâlinde çocuğa vasi atanır. Velayet, ana ve babanın her ikisinden de kaldırılabilir. Velayetin kaldırılması kararı, durumun değişmesi hâlinde geri alınabilir; ancak bunun için yeni bir mahkeme kararı gerekir.
6. Kişisel İlişki Kurma Hakkı
6.1. Tanım ve Hukuki Dayanak
Velayeti alamayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı, TMK md. 323 ile güvence altına alınmıştır. Bu hak, çocuğun sağlıklı gelişimi için her iki ebeveynle de bağını sürdürmesinin öneminden kaynaklanır.
Kişisel ilişki, genellikle belirli hafta sonları, dini ve resmi bayramlar, yarıyıl ve yaz tatillerinde çocuğun velayeti olmayan ebeveynle zaman geçirmesi şeklinde düzenlenir. Mahkeme, çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre kişisel ilişki süresini ve biçimini belirler.
6.2. Kişisel İlişkinin Kısıtlanması veya Kaldırılması
Çocukla kişisel ilişki kurulması, çocuğun yararına aykırı düşüyorsa hâkim bu hakkı kısıtlayabilir veya tamamen kaldırabilir (TMK md. 324). Uygulamada kişisel ilişkinin kaldırılmasına yol açan başlıca sebepler şunlardır: çocuğa fiziksel veya psikolojik zarar verilmesi, çocuğun diğer ebeveyne karşı kışkırtılması, görüşme günlerinde çocuğun iade edilmemesi ve madde bağımlılığı gibi ciddi sorunlar.
6.3. Üçüncü Kişilerin Kişisel İlişki Hakkı (TMK md. 325)
Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı üçüncü kişilere de — özellikle büyükanne ve büyükbabaya — tanınabilir.
7. Velayet Davasında İştirak Nafakası
Velayeti almayan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmak zorundadır (TMK md. 182/2). Bu nafakaya iştirak nafakası denir.
İştirak nafakasının belirlenmesinde dikkate alınan unsurlar şunlardır: çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, velayet sahibi ebeveynin mali durumu, nafaka yükümlüsünün geliri ve mali gücü, çocuğun eğitim ve sağlık giderleri ve hayatın geçim koşulları.
İştirak nafakası, çocuk ergin oluncaya (18 yaş) kadar devam eder. Çocuğun eğitimine devam etmesi hâlinde eğitim sonuna kadar uzatılabilir (TMK md. 328/2). Nafaka miktarı, koşulların değişmesi hâlinde artırılabilir veya azaltılabilir.
Nafaka konusunda daha ayrıntılı bilgi için Nafaka Rehberi 2026 yazımızı inceleyebilirsiniz.
8. Ortak Velayet
8.1. Kavram ve Gelişim
Ortak velayet, boşanma sonrasında velayetin tek bir ebeveyne değil, her iki ebeveyne birlikte verilmesi anlamına gelir. Bu düzenlemede anne ve baba, çocuğun hayatıyla ilgili önemli kararları (eğitim, sağlık, ikametgâh vb.) ortaklaşa alır. Çocuğun fiilen kimin yanında kalacağı ise ayrıca düzenlenir.
8.2. Türk Hukukundaki Durum
Türk Medeni Kanunu'nda ortak velayeti açıkça düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Uzun yıllar boyunca Yargıtay, boşanma sonrasında ortak velayetin Türk hukukunda mümkün olmadığı görüşündeydi. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi (aile hayatına saygı hakkı) çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, uygulamada ortak velayet kararları verilmeye başlanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017 tarihli emsal kararı ile Türk hukuk sisteminde ortak velayet uygulamasının önü açılmıştır. Bu karar sonrasında hem anlaşmalı hem de çekişmeli boşanma davalarında ortak velayet kararı verilebileceği kabul edilmiştir. Güncel içtihatlara göre, taraflar arasında çekişme bulunsa dahi, mahkeme çocuğun üstün yararı ilkesine dayanarak re'sen ortak velayet kararı verebilir; ancak bunun için ebeveynler arasında makul düzeyde bir iletişim ve işbirliğinin sürdürülebilir olması aranmaktadır. Bununla birlikte, ortak velayet henüz TMK'da açıkça düzenlenmediğinden, uygulamada mahkemeler arasında farklılıklar gözlemlenmektedir.
8.3. Ortak Velayetin Şartları
Uygulamada ortak velayet kararı verilebilmesi için aranan koşullar şunlardır: eşlerin ortak velayet konusunda mutabık olması, eşler arasında sağlıklı iletişim ve işbirliğinin mümkün olması, çocuğun üstün yararının bu düzenlemeyi gerektirmesi ve eşlerin coğrafi yakınlığının çocuğun günlük yaşamını aksatmaması.
9. Velayet Davası Süreci: Adım Adım
9.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Velayet davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise çocuğun yerleşim yeri veya davacının yerleşim yeri mahkemesidir.
9.2. Geçici Velayet Tedbirleri
Boşanma veya velayet davası süresince mahkeme, çocuğun yararını korumak amacıyla geçici velayet tedbirine karar verebilir (TMK md. 169). Geçici velayet kararı, dava sonuçlanana kadar çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağını belirler. Bu karar verilirken de çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilir; geçici nitelikte dahi olsa çocuğun velayetinin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Geçici velayet kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
9.3. Dava Süreci
Velayet davası, herhangi bir süre sınırlamasına tabi değildir; çocuğun yararı gerektirdiği sürece her zaman açılabilir. Velayet konusu kamu düzenine ilişkin olup hâkimin re'sen araştırma yükümlülüğü bulunmaktadır; tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz. Dava sürecinde mahkeme şu adımları izler: sosyal inceleme raporu (SİR) hazırlanmasının istenmesi, pedagog veya psikolog bilirkişi raporu alınması, idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenmesi, tarafların ve tanıkların dinlenmesi ve gerektiğinde geçici velayet kararı verilmesi.
9.4. Dava Süresi
Velayet davaları ortalama 6–12 ay içinde sonuçlanır. Ancak sosyal inceleme raporu, bilirkişi raporları ve delil toplama süreçleri bu süreyi uzatabilir. İstinaf başvurusu yapılması hâlinde toplam süre 12–18 aya çıkabilir.
10. 2026 Yılı Velayet Davası Masrafları
| Masraf Kalemi | Tutar (2026) |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732 TL |
| Peşin harç (maktu) | 732 TL |
| Gider avansı | ~2.500–3.500 TL |
| Toplam harç + masraf | ~4.000–5.000 TL |
| Avukatlık asgari ücreti (AAÜT, aile mahkemesi) | 25.000 TL + KDV |
Not: Velayet davası maktu harca tabidir; dava konusu parasal bir değer içermediğinden nispi harç uygulanmaz. 2025-2026 AAÜT'de aile mahkemesi davaları için maktu vekalet ücreti 25.000 TL olarak belirlenmiştir (Resmi Gazete, 04.11.2025). Bu tutar avukatın hak edeceği asgari ücreti ifade eder; avukat ile müvekkil arasında serbestçe daha yüksek bir ücret kararlaştırılabilir. Adli yardım talep edilerek harç ve masraflardan geçici muafiyet sağlanabilir.
11. Velayet Hakkının Sınırları ve Çocuğun Korunması
11.1. Çocuğun Korunmasına Yönelik Önlemler (TMK md. 346)
Çocuğun yararı ve gelişimi tehlikeye düştüğünde, ana ve baba duruma çare bulamaz ya da buna güçleri yetmezse hâkim, gerekli koruma önlemlerini alır. Bu önlemler velayetin kaldırılmasından daha hafif tedbirlerdir ve kademeli biçimde uygulanır: uyarı ve yönlendirme, çocuğun bir aile yanına veya kuruma yerleştirilmesi, çocuk için kayyım atanması.
11.2. Velayetin Kötüye Kullanılması Hâlinde Başvuru Yolları
Velayet sahibinin velayet hakkını kötüye kullanması veya çocuğu ihmal etmesi hâlinde, diğer ebeveyn, çocuğun yakınları veya Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü mahkemeye başvurarak önlem alınmasını talep edebilir. Acil durumlarda hâkim, geçici koruma tedbirlerine karar verebilir.
12. Çocuk Malvarlığının Yönetimi (TMK md. 352-362)
Velayetin önemli bir boyutunu da çocuğun malvarlığının yönetimi oluşturur. TMK md. 352 uyarınca ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Kural olarak ana ve baba çocuğun mallarının yönetiminden dolayı hesap ve güvence vermezler.
12.1. Çocuk Mallarının Gelirlerinin Kullanımı
Çocuğun mallarının gelirleri, öncelikle çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için kullanılır. Artan gelir, aile ihtiyaçlarına harcanabilir (TMK md. 355). Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde sermaye biçiminde ödemeler de yapılabilir; ancak çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için zorunlu olması hâlinde hâkim, ana ve babaya çocuğun mallarından belli miktarları kullanma izni verebilir (TMK md. 356).
12.2. Malların Tehlikeye Düşmesi Hâlinde Önlemler
Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi hâlinde hâkim, malların korunması için gerekli önlemleri alır (TMK md. 360). Bu önlemler arasında güvence istenmesi, malvarlığının defter tutularak tespiti ve yönetimin denetlenmesi yer alabilir. Özellikle boşanma sonrasında velayeti alan ebeveynin çocuğun mallarını kötüye kullanması hâlinde, diğer ebeveyn veya ilgililer mahkemeden önlem alınmasını talep edebilir.
12.3. Malların Devri
Ana ve baba, velayetleri veya yönetim hakları sona erince çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasiye veya kayyıma devretmek zorundadırlar (TMK md. 362).
13. Velayet Davasında Velayet Kriterleri Karşılaştırma Tablosu
| Kriter | Anneye Verilme Eğilimi | Babaya Verilme Eğilimi |
|---|---|---|
| 0-3 yaş çocuk | Yüksek (anne bakımı ihtiyacı) | Düşük (istisnai hâller) |
| 4-7 yaş çocuk | Orta-Yüksek | Orta (bakım kapasitesine bağlı) |
| 8-12 yaş çocuk | Çocuğun tercihine bağlı | Çocuğun tercihine bağlı |
| 13-18 yaş çocuk | Çocuğun beyanı ağırlıklı | Çocuğun beyanı ağırlıklı |
| Kardeşlerin birlikte tutulması | Kardeşler annede ise olumlu | Kardeşler babada ise olumlu |
| Ekonomik durum | Tek başına belirleyici değil | Tek başına belirleyici değil |
| SİR raporu | Rapor sonucuna göre değişir | Rapor sonucuna göre değişir |
| Şiddet veya ihmal öyküsü | Şiddet uygulayan ebeveynden uzaklaştırma | Şiddet uygulayan ebeveynden uzaklaştırma |
Önemli: Bu tablo genel eğilimleri yansıtır; her dava kendi somut koşulları içinde değerlendirilir. Hâkim, çocuğun üstün yararını belirlerken tüm kriterleri bir bütün olarak ele alır.
14. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Boşanmada velayet genellikle anneye mi verilir?
Yaygın kanının aksine, Türk hukukunda velayetin otomatik olarak anneye verilmesini öngören bir kural yoktur. Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir. Ancak uygulamada, özellikle küçük yaştaki çocuklarda, anneyle olan duygusal bağın güçlü olması nedeniyle velayetin anneye verilme oranı daha yüksektir. Çocuğun yaşı büyüdükçe bu eğilim azalmaktadır.
Velayet davası ne kadar sürer?
Velayet davası ortalama 6–12 ay sürer. Sosyal inceleme raporu, bilirkişi raporları ve delil toplama süreçleri bu süreyi etkileyebilir. İstinaf başvurusu yapılması hâlinde toplam süre 12–18 aya çıkabilir.
Çocuğun görüşü velayet kararında ne kadar etkili?
İdrak çağındaki çocuğun görüşü, velayet kararında önemli bir etkendir. Uygulamada genellikle 8 yaş ve üzeri çocukların beyanı dikkate alınır; ancak çocuğun görüşü tek başına belirleyici değildir. Hâkim, çocuğun beyanını diğer delillerle birlikte değerlendirir ve çocuğun etki altında kalıp kalmadığını da gözetir.
Velayet kararı değiştirilebilir mi?
Evet. Velayetin verildiği tarihteki koşulların esaslı biçimde değişmesi ve bu değişikliğin çocuğun yararını olumsuz etkilemesi hâlinde, velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Bu dava herhangi bir süre sınırlamasına tabi değildir.
Ortak velayet Türkiye'de mümkün mü?
TMK'da ortak velayeti açıkça düzenleyen bir hüküm bulunmamakla birlikte, Yargıtay'ın güncel kararlarıyla ortak velayet uygulaması kabul görmektedir. Eşlerin ortak velayet konusunda anlaşması ve bu düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun bulunması hâlinde ortak velayete karar verilebilmektedir.
Velayet hakkından feragat edilebilir mi?
Hayır. Velayet, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup feragat edilemez ve devredilemez. Ana veya babanın velayet hakkından vazgeçmesi anlamına gelebilecek anlaşmalar geçersizdir. Ancak velayet, mahkeme kararıyla kaldırılabilir veya değiştirilebilir.
Velayeti almayan ebeveynin hakları nelerdir?
Velayeti almayan ebeveyn, çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir (TMK md. 323). Ayrıca çocuğun hayatını etkileyen önemli konularda bilgilendirilme ve görüşünü açıklama hakkı bulunmaktadır. Velayeti almayan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü altındadır.
Velayet ne zaman sona erer?
Velayet, çocuğun 18 yaşını doldurarak ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Bunun dışında çocuğun evlenmesiyle (17 yaşını doldurmuş olması kaydıyla) veya mahkeme kararıyla ergin kılınmasıyla (15 yaşını doldurmuş olması kaydıyla) da sona erer. Ayrıca velayetin mahkeme kararıyla kaldırılması hâlinde de velayet sona erer.
Çocuğun malvarlığını velayeti olan ebeveyn serbestçe harcayabilir mi?
Hayır. Ana ve baba çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip olmakla birlikte, bu malları ancak çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması amacıyla kullanabilirler. Çocuğun mallarının gelirlerinden artan kısım aileye harcanabilir; ancak sermaye niteliğindeki mallar ancak olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde ve hâkim izniyle harcanabilir (TMK md. 356).
Boşanma davası sırasında geçici velayet kararı alınabilir mi?
Evet. Mahkeme, boşanma davası süresince çocuğun yararını korumak amacıyla geçici velayet tedbirine karar verebilir (TMK md. 169). Geçici velayet kararı, dava sonuçlanana kadar çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağını belirler.
Çekişmeli boşanmada ortak velayet kararı verilebilir mi?
Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017 tarihli emsal kararı sonrasında, çekişmeli boşanma davalarında da ebeveynler arasında makul düzeyde iletişim ve işbirliği mümkünse mahkeme re'sen ortak velayet kararı verebilir.
15. Sonuç
Velayet, çocuğun sağlıklı gelişimi ve geleceği açısından en kritik hukuki meselelerden biridir. Türk Medeni Kanunu, velayetin düzenlenmesinde çocuğun üstün yararı ilkesini temel kriter olarak benimsemiştir. Boşanma davalarında velayet kararı verilirken çocuğun yaşı, duygusal bağları, ebeveynlerin bakım kapasitesi ve sosyal inceleme raporu birlikte değerlendirilir.
Velayetin değiştirilmesi ve kaldırılması, koşulların değişmesi hâlinde her zaman başvurulabilecek hukuki yollardır. Ortak velayet uygulaması ise TMK'da açık düzenleme bulunmamasına rağmen, güncel yargı kararlarıyla kabul görmekte ve giderek yaygınlaşmaktadır.
Her velayet davasının kendine özgü koşulları bulunduğundan, çocuğun haklarının ve ebeveyn olarak haklarınızın korunması için uzman bir aile hukuku avukatına danışmanız tavsiye edilir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 11, 12, 21, 169, 182, 183, 323, 324, 325, 328, 335-362
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
- Akıntürk, T. — Aile Hukuku
- Gezder — Türk Medeni Hukuku (Başlangıç, Kişiler, Aile Hukuku)
- Akipek/Akıntürk — Kişiler Hukuku
- Türk Medeni Yasası ve Uygulaması (Açıklamalı – İçtihatlı – Örnekli), Aile Hukuku cildi
- BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, md. 3 ve md. 12
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, md. 8
- 2026 Yılı Harçlar Kanunu Genel Tebliği
- 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (Resmi Gazete, 04.11.2025)
Anahtar Kelimeler: velayet davası, velayet hakkı, boşanmada velayet, çocuğun üstün yararı, velayetin değiştirilmesi, velayetin kaldırılması, ortak velayet, kişisel ilişki kurma hakkı, iştirak nafakası, velayet davası süreci 2026, velayet davası masrafları, TMK 335, TMK 336, TMK 182, aile mahkemesi velayet, geçici velayet tedbiri, çocuk malvarlığı yönetimi, sosyal inceleme raporu, velayetin sona ermesi, çocuğun dinlenmesi hakkı

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.