Nafakanın Kaldırılması Davası Nedir? 2026 Güncel Rehber: Şartları, Süreci ve Tüm Detaylar
Boşanma sonrasında hükmedilen yoksulluk nafakasının belirli koşulların gerçekleşmesi halinde kaldırılması mümkündür. Nafakanın kaldırılması davası, nafaka yükümlüsünün ekonomik ve sosyal koşullardaki değişikliklere dayanarak açtığı bir dava türü olup TMK md. 176 kapsamında düzenlenmiştir. Bu rehberde nafakanın kaldırılması davasının şartlarını, sürecini, görevli ve yetkili mahkemeyi, ispat yükünü, güncel Yargıtay kararlarını ve 2026 yılına ait tüm güncel bilgileri kapsamlı biçimde ele alıyoruz.
1. Nafakanın Kaldırılması Davası Nedir?
Nafakanın kaldırılması davası, boşanma kararıyla birlikte veya boşanmadan sonra hükmedilen yoksulluk nafakasının ya da iştirak nafakasının sona erdirilmesi amacıyla açılan bir davadır. Bu dava, nafaka borçlusunun TMK md. 176/3 hükmünde sayılan sebeplerden birine dayanarak nafakanın kaldırılmasını talep etmesi ile başlar.
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eşe TMK md. 175 gereğince bağlanır. Ancak nafaka kararı verildiği andaki koşulların değişmesi halinde, nafaka borçlusu mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını veya azaltılmasını isteyebilir. Nafakanın kaldırılması talebi, yalnızca nafaka borçlusu tarafından ileri sürülebilir.
Nafakanın kaldırılması davası, boşanma davası sonrasında ortaya çıkan değişikliklere uyum sağlamak amacıyla hukuk düzeninin tanıdığı önemli bir koruma mekanizmasıdır. Bu davanın kabul edilebilmesi için nafaka kararı verildiği tarihteki koşulların esaslı biçimde değişmiş olması gerekir.
2. Nafakanın Kendiliğinden Sona Erme Halleri
TMK md. 176/3 hükmüne göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, bazı hallerde herhangi bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Bu haller şunlardır:
a) Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi: Nafaka alacaklısı eşin yeniden resmi nikâhla evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar. Burada önemli olan husus, resmi evlenme işleminin gerçekleşmiş olmasıdır; nişanlanma veya söz kesme gibi durumlar nafakayı kendiliğinden sona erdirmez.
b) Taraflardan birinin ölümü: Nafaka borçlusunun veya nafaka alacaklısının ölümü halinde nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erer. Nafaka alacağı kişiye bağlı bir hak olduğundan mirasçılara geçmez. Ancak ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş nafaka alacakları, alacaklının mirasçıları tarafından talep edilebilir. Nafaka borçlusunun ölümü halinde ise birikmiş nafaka borçları terekeye dahil edilir ve mirasçılar tereke borcundan sorumlu tutulabilir; ancak ileriye dönük nafaka yükümlülüğü sona erer.
Bu hallerde ayrıca bir dava açmaya gerek yoktur. Ancak nafaka borçlusunun, nafakanın kendiliğinden kalktığını teyit ettirmek amacıyla tespit davası açması mümkündür. Uygulamada özellikle icra dosyası devam eden hallerde, kendiliğinden sona ermenin tespiti için mahkemeye başvurulması tavsiye edilmektedir.
3. Mahkeme Kararıyla Nafakanın Kaldırılma Şartları
TMK md. 176/3'e göre nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılabilmesi için aşağıdaki hallerden birinin gerçekleşmesi gerekir:
3.1. Fiilen Evliymiş Gibi Yaşama
Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması, nafakanın kaldırılması için en sık başvurulan sebeplerden biridir. Burada aranan, geçici veya kısa süreli bir ilişki değil, süreklilik arz eden ve evlilik birliğine benzeyen bir yaşam ortaklığıdır.
Yargıtay içtihatlarına göre fiilen evliymiş gibi yaşamanın tespitinde şu kriterler dikkate alınır: aynı konutta birlikte yaşama, ortak harcamalar yapma, sosyal çevrede eş olarak tanınma ve birlikte yaşamın süreklilik taşıması. Bu birlikteliğin karşı cinsle olması zorunlu değildir; aynı cinsten birisiyle fiilen evliymiş gibi yaşama hali de nafakanın kaldırılması sebebi oluşturur.
3.2. Yoksulluğun Ortadan Kalkması
Nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun ortadan kalkması halinde nafakanın kaldırılması talep edilebilir. Yoksulluğun ortadan kalkması, nafaka alacaklısının kendi geçimini sürdürebilecek düzeyde gelir elde etmeye başlaması anlamına gelir.
Yargıtay, yoksulluğun ortadan kalkıp kalkmadığını değerlendirirken nafaka alacaklısının elde ettiği gelirin düzeyini, bu gelirin sürekli olup olmadığını ve günün ekonomik koşullarında geçimini sağlamaya yeterli olup olmadığını incelemektedir. Asgari ücret düzeyinde bir gelir elde edilmesi, tek başına yoksulluğun ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak bu konuda somut olayın koşulları belirleyicidir.
3.3. Haysiyetsiz Hayat Sürme
Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi de nafakanın kaldırılması sebeplerinden biridir. Haysiyetsiz hayat sürme, toplumun genel ahlak kurallarına aykırı, onur ve saygınlığa zarar veren sürekli bir yaşam biçimini ifade eder. Tek seferlik bir olay yeterli olmayıp, yaşam tarzı olarak benimsenmesi aranır.
4. Toptan Ödeme ve İradın Sermayeye Çevrilmesi
TMK md. 176/2 uyarınca maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Nafaka borçlusu, irat biçiminde ödenen nafakanın toptan ödeme (sermayeye çevirme) yoluyla tasfiye edilmesini talep edebilir.
Toptan ödeme, nafaka borçlusunun tek seferlik bir ödeme yaparak nafaka yükümlülüğünden kurtulmasını sağlar. Bu yöntemin nafakanın kaldırılmasından farkı, nafaka alacaklısının hakkından tamamen vazgeçmesi değil, alacağın peşin olarak tahsil edilmesidir.
TMK md. 176/5 hükmüne göre hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Toptan ödeme miktarı belirlenirken nafaka alacaklısının yaşı, sağlık durumu, ekonomik koşullar ve nafakanın muhtemel devam süresi dikkate alınır.
Toptan ödeme kararı verilmesi halinde nafaka yükümlülüğü ödeme ile birlikte tamamen sona erer ve ileride koşullar değişse bile artırım veya azaltım davası açılamaz. Bu nedenle toptan ödeme tutarının doğru hesaplanması büyük önem taşır.
5. Nafaka Türlerine Göre Kaldırılma Koşulları
5.1. Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması
Yoksulluk nafakası, TMK md. 175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafa hükmedilen nafakadır. Kaldırılma koşulları yukarıda TMK md. 176/3 kapsamında açıklanan üç haldir: fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme.
5.2. İştirak Nafakasının Kaldırılması
İştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğüdür. İştirak nafakası çocuk ergin oluncaya kadar (kural olarak 18 yaşına kadar) devam eder. Çocuğun ergin olması, evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması halinde iştirak nafakası kendiliğinden sona erer.
Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa, ergin olduktan sonra da TMK md. 328/2 gereğince eğitim nafakası talep edilebilir. Bu durumda eğitimin tamamlanması veya çocuğun kendi geçimini sağlayacak duruma gelmesi halinde nafakanın kaldırılması istenebilir.
5.3. Tedbir Nafakasının Kaldırılması
Tedbir nafakası, boşanma davası süresince hükmedilen geçici nitelikte bir nafakadır. Boşanma davasının sonuçlanmasıyla tedbir nafakası kendiliğinden sona erer ve yerine boşanma kararında hükmedilen yoksulluk veya iştirak nafakası geçer.
5.4. Yardım Nafakasının Kaldırılması
TMK md. 364 kapsamında hükmedilen yardım nafakası, hısımlar arasında ödenen nafaka türüdür. Yardım nafakasının kaldırılması, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün kalmadığı veya nafaka alacaklısının yardıma muhtaçlığının sona erdiği hallerde TMK md. 365/3 uyarınca talep edilebilir. Bu tür nafakalarda kaldırma şartları yoksulluk nafakasından farklı olup, durumun değişmesi yeterli görülmektedir.
6. Nafaka Kaldırma ile 5510 Sayılı Kanun (SGK) Bağlantısı
Nafakanın kaldırılması meselesi, sosyal güvenlik hukuku ile de doğrudan bağlantılıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu md. 56/2 hükmüne göre, eşinden boşanarak ölüm aylığı alan kişinin boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi halinde ölüm aylığı kesilir ve ödenmiş aylıklar geri alınır.
Bu düzenleme, uygulamada "muvazaalı boşanma" olarak nitelendirilen durumları engellemek amacıyla getirilmiştir. Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam eden kişinin SGK ölüm aylığı alması hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmektedir. SGK müfettişleri tarafından yapılan denetimlerde fiilen birlikte yaşama tespit edilmesi halinde hem ölüm aylığı kesilir hem de bu durum nafakanın kaldırılması davası için güçlü bir delil oluşturur.
7. Nafakanın Kaldırılması Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
7.1. Görevli Mahkeme
Nafakanın kaldırılması davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
7.2. Yetkili Mahkeme
TMK md. 177 uyarınca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Nafakanın kaldırılması davası da boşanmadan sonra açılan bir nafaka davası olduğundan, nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesinde açılmalıdır.
7.3. Yargılama Usulü
Nafakanın kaldırılması davası, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun md. 7 uyarınca HMK md. 316 ve devamında düzenlenen basit yargılama usulüne tabidir. Basit yargılama usulünde dava dilekçesi ve cevap dilekçesi aşamasından sonra doğrudan ön inceleme ve tahkikat aşamalarına geçilir; cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez. Bu usul, davaların daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlamaktadır.
8. Nafakanın Kaldırılması Davasında İspat Yükü ve Deliller
Nafakanın kaldırılması davasında ispat yükü, kural olarak davayı açan nafaka borçlusuna aittir. Nafaka borçlusu, kaldırma sebebinin gerçekleştiğini somut delillerle ispat etmelidir.
Kullanılabilecek deliller:
| Kaldırma Sebebi | Sunulabilecek Deliller |
|---|---|
| Fiilen evliymiş gibi yaşama | Tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları, fotoğraflar, komşu ve çevre beyanları, adres kayıt sistemi (MERNİS) sorgusu, kolluk araştırma raporu |
| Yoksulluğun ortadan kalkması | SGK hizmet dökümü, gelir vergisi beyannamesi, tapu kayıtları, banka hesap dökümleri, ticaret sicil kaydı, maaş bordrosu |
| Haysiyetsiz hayat sürme | Tanık beyanları, ceza mahkûmiyet kararları, soruşturma evrakları, kolluk tutanakları |
Nafakanın kaldırılması davasında her türlü delil ileri sürülebilir. Mahkeme, gerekli gördüğü hallerde nafaka alacaklısının mali durumunun araştırılması için SGK, tapu müdürlüğü, vergi dairesi ve bankalardan bilgi isteyebilir.
9. Nafakanın Kaldırılması Davası Süreci
Nafakanın kaldırılması davası şu aşamalardan oluşur:
1. Dava dilekçesinin hazırlanması: Nafaka borçlusu, kaldırma sebebini ve delillerini içeren dilekçeyi hazırlar.
2. Davanın açılması: Dilekçe, görevli ve yetkili mahkemeye sunulur; harç ve gider avansı ödenir.
3. Tensip: Mahkeme tensip zaptı düzenler, taraflara tebligat yapar ve delillerin toplanmasını ister.
4. Ön inceleme duruşması: Taraflar duruşmaya çağrılır; dava şartları ve ilk itirazlar incelenir, uyuşmazlık konuları belirlenir, sulh teşviki yapılır.
5. Tahkikat: Tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu alınır, kurum yazıları incelenir.
6. Karar: Mahkeme, toplanan delilleri değerlendirerek nafakanın kaldırılmasına veya davanın reddine karar verir.
Dava süresi: Nafakanın kaldırılması davaları genellikle 3 ila 8 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak mahkemenin iş yükü, delillerin toplanma süresi ve tanık dinlenmesi gibi faktörler süreyi uzatabilir. İstinaf ve temyiz yollarına başvurulması halinde süreç 1-2 yıla uzayabilir. İstinaf ve temyiz süreci hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili rehberimize bakabilirsiniz.
10. Nafakanın Kaldırılması Davasında Harçlar ve Masraflar (2026)
Nafakanın kaldırılması davası maktu harca tabidir. 2026 yılı için geçerli harç ve masraflar şu şekildedir:
| Masraf Kalemi | Tutar (2026) |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732 TL |
| Maktu karar ve ilam harcı | 732 TL |
| Gider avansı (tahmini) | 1.000 – 2.000 TL |
| Tebligat giderleri | 500 – 1.000 TL |
| İstinaf harcı | 2.002 TL |
| Temyiz harcı | 3.608,50 TL |
Avukatlık ücreti: 2025–2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Aile mahkemelerinde görülen davalarda maktu vekâlet ücreti 45.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar, mahkemece hükmedilen karşı vekâlet ücretinin alt sınırıdır. Avukat ile müvekkil arasında kararlaştırılacak ücret ise serbestçe belirlenebilir; uygulamada nafaka kaldırma davalarında avukat ücretleri 45.000 TL ile 120.000 TL arasında değişmektedir.
11. Nafakanın Azaltılması ve Kaldırılması Arasındaki Fark
Nafakanın azaltılması ile nafakanın kaldırılması farklı hukuki sonuçlar doğurur. TMK md. 176/4 hükmüne göre tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Nafakanın azaltılması, nafaka yükümlülüğünün devam etmesi ancak miktarın düşürülmesi anlamına gelir. Nafaka borçlusunun gelirinde önemli bir düşüş yaşanması, nafaka alacaklısının kısmen gelir elde etmeye başlaması gibi hallerde gündeme gelir.
Nafakanın kaldırılması ise nafaka yükümlülüğünün tamamen sona ermesidir. Bunun için TMK md. 176/3'te sayılan hallerden birinin gerçekleşmesi gerekir. Mahkeme, kaldırma koşullarının oluşmadığına ancak mevcut nafaka miktarının hakkaniyete uygun olmadığına kanaat getirirse, nafakanın kaldırılması talebi yerine azaltılmasına karar verebilir.
Nafaka artırım davası ile nafakanın kaldırılması davası birbirine zıt taleplerdir. Nafaka alacaklısı artırım, nafaka borçlusu ise kaldırma veya azaltma talebinde bulunabilir.
12. Nafakanın Kaldırılması Kararının Geriye Etkisi
Nafakanın kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararının hangi tarihten itibaren hüküm doğuracağı önemli bir usul meselesidir. Kural olarak nafakanın kaldırılması kararı, dava tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Yani mahkeme nafakanın kaldırılmasına karar verdiğinde, bu karar dava açıldığı tarihten itibaren geçerli olur ve dava tarihinden sonra ödenen nafaka bedelleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.
Ancak nafakanın kendiliğinden sona erdiği hallerde (yeniden evlenme, ölüm) nafaka, bu olayın gerçekleştiği tarihten itibaren kalkar. Örneğin nafaka alacaklısı dava açılmadan önce yeniden evlenmiş ancak bunu gizlemişse, evlenme tarihinden itibaren ödenmiş olan nafaka bedelleri geri talep edilebilir.
Fiilen evliymiş gibi yaşama sebebiyle açılan davalarda ise Yargıtay, bu durumun başladığı tarihin tespit edilmesini ve nafakanın o tarihten itibaren kaldırılmasını aramaktadır. Ancak uygulamada ispat güçlüğü nedeniyle çoğunlukla dava tarihi esas alınmaktadır.
13. Süresiz Nafaka Tartışması ve 2026 Güncel Durumu
Türkiye'de yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanması uzun süredir tartışma konusudur. Mevcut düzenlemede TMK md. 175 uyarınca yoksulluk nafakası süresiz olarak hükmedilmekte olup, mahkeme tarafından süre sınırı konulması Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025 yılında verdiği kararlarda alt mahkemelerin nafakayı belirli süreyle sınırlandırmasını bozmuş ve mevcut yasal düzenleme çerçevesinde nafakanın süresiz olarak bağlanabileceğini teyit etmiştir.
2025–2029 yıllarını kapsayan Yargı Reformu Strateji Belgesi çerçevesinde nafaka sisteminin köklü biçimde değiştirilmesi öngörülmektedir. Tartışılan modelde süresiz nafaka yerine evlilik süresiyle orantılı kademeli bir sistem getirilmesi planlanmaktadır. Bu modele göre kısa süreli evliliklerde daha kısa, uzun süreli evliliklerde daha uzun nafaka süreleri belirlenmesi tartışılmaktadır. Ayrıca nafaka süresi bittiğinde yoksulluğu devam eden taraf için devlet destekli bir fon oluşturulması ve nafaka borcunu ödeyemeyenler için uygulanan disiplin hapsine toplam bir üst sınır getirilmesi de gündemdeki konular arasındadır.
Ancak Mart 2026 itibarıyla bu yönde bir yasal değişiklik henüz yürürlüğe girmemiştir. Dolayısıyla mevcut hukuki durumda yoksulluk nafakasının kaldırılması yalnızca TMK md. 176/3'te sayılan sebeplerle mümkündür.
14. Güncel Yargıtay Kararları Işığında Nafakanın Kaldırılması
Yargıtay'ın nafakanın kaldırılması davalarında oluşturduğu içtihatlar, uygulamaya yön vermektedir. Güncel kararlar ışığında önemli tespitler şunlardır:
Fiilen evliymiş gibi yaşama: Yargıtay, fiilen evliymiş gibi yaşamanın tespitinde süreklilik ve istikrar aramaktadır. Kısa süreli veya geçici birliktelikler nafakanın kaldırılması için yeterli görülmemektedir. Birlikte yaşamanın belirli bir süre devam etmesi, ortak yaşamın ekonomik ve sosyal boyutlarının bulunması gerekmektedir.
Yoksulluğun ortadan kalkması: Nafaka alacaklısının çalışmaya başlaması tek başına yoksulluğun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yargıtay, elde edilen gelirin nafaka alacaklısının geçimini sürdürmeye yeterli olup olmadığını ayrıntılı biçimde incelemektedir. Asgari ücret düzeyinde gelir elde eden nafaka alacaklısının yoksulluğunun devam ettiğine ilişkin kararlar bulunmaktadır.
Haysiyetsiz hayat sürme: Yargıtay, bu kavramı dar yorumlamakta ve tek bir olayın haysiyetsiz hayat sürme olarak nitelendirilemeyeceğini kabul etmektedir. Sürekli ve düzenli bir yaşam biçimi olması aranmaktadır.
15. Nafakanın Kaldırılması Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Nafakanın kaldırılması davası açmadan önce dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
Zamanlama: Nafakanın kaldırılması davası için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Kaldırma sebebi devam ettiği sürece dava her zaman açılabilir.
Delil toplama: Dava açılmadan önce yeterli ve somut delillerin toplanması büyük önem taşır. Özellikle fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasında tanık beyanları ve somut belgelerin hazır bulundurulması gerekir.
Geçici tedbir talebi: Dava süresince nafaka ödemelerine devam edilmesi gerekir. Mahkeme, dava sonuçlanana kadar nafakanın devamına karar verebileceği gibi, şartları oluşmuşsa geçici olarak nafakanın durdurulmasına veya azaltılmasına da karar verebilir.
İcra takibi: Nafaka borçlusunun nafaka ödemelerini dava açtığı gerekçesiyle durdurması mümkün değildir. Nafaka borcunun ödenmemesi halinde icra takibi başlatılabilir ve İİK md. 344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile karşı karşıya kalınabilir. Tazyik hapsi, nafaka borcunun ödenmesiyle sona erer; ancak nafaka borçlusunun cezai sorumluluktan kurtulması için birikmiş nafaka borcunun tamamını ödemesi gerekir.
Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan nafaka: Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka ödenmesine ilişkin taahhütte bulunulmuş olması, nafakanın kaldırılması davasını engellemez. Protokolde belirlenen nafaka miktarı da dahil olmak üzere, TMK md. 176/3'teki kaldırma sebeplerinin oluşması halinde nafakanın kaldırılması talep edilebilir. Aynı şekilde anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka talep etmeyeceğini beyan eden taraf, ileride yoksulluğa düşmesi halinde nafaka davası açabilir; çünkü nafaka hakkından önceden feragat geçerli değildir.
Nafaka kararının kesinleşmesi: Nafakanın kaldırılması davasında verilen karar, istinaf ve temyiz yollarına başvurulmaması halinde kesinleşir. Karar kesinleşmeden nafaka ödemesinin durdurulması talep edilemez; ancak mahkeme dava süresince geçici tedbir olarak nafakanın durdurulmasına veya azaltılmasına karar verebilir.
16. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Nafakanın kaldırılması davası ne kadar sürer?
Nafakanın kaldırılması davaları genellikle 3 ila 8 ay arasında sonuçlanır. Ancak delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve mahkemenin iş yükü gibi faktörler süreyi etkileyebilir. İstinaf başvurusu yapılması halinde süre uzayabilir.
2. Nafaka alacaklısı çalışmaya başlarsa nafaka kalkar mı?
Nafaka alacaklısının çalışmaya başlaması, tek başına nafakanın kaldırılması için yeterli değildir. Mahkeme, elde edilen gelirin nafaka alacaklısının geçimini sürdürmeye yeterli olup olmadığını değerlendirir. Asgari ücret düzeyindeki bir gelir, yoksulluğun ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir.
3. Fiilen evliymiş gibi yaşama nasıl ispatlanır?
Tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları, aynı adreste ikamet kaydı (MERNİS sorgusu), komşu beyanları, fotoğraf ve video kayıtları ile kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen araştırma raporları delil olarak kullanılabilir.
4. Nafakanın kaldırılması davası reddedilirse ne olur?
Dava reddedilirse nafaka ödemeleri aynen devam eder. Davanın reddi halinde nafaka borçlusu, karşı tarafın yargılama giderlerini ve vekâlet ücretini ödemek zorunda kalır. Ancak ileride koşullar değişirse yeniden dava açmak mümkündür.
5. Nafakanın kaldırılması davasında arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
Nafakanın kaldırılması davası, aile hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlıktır. 2026 yılı itibarıyla boşanma, velayet ve nafakanın kaldırılması gibi aile hukuku uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk şartı bulunmamaktadır. Taraflar ihtiyari olarak arabuluculuğa başvurabilir; ancak anlaşma sağlanamazsa doğrudan dava yoluna gidilir.
6. Süresiz nafaka ne zaman kalkacak?
Mart 2026 itibarıyla süresiz nafakayı kaldırmaya yönelik yasal bir düzenleme henüz yürürlüğe girmemiştir. Adalet Bakanlığı ve TBMM bünyesinde çalışmalar sürmekle birlikte, kesin bir tarih belirlenmiş değildir. Mevcut hukuki durumda yoksulluk nafakası TMK md. 176/3'teki sebeplerle kaldırılabilir.
7. Nafaka borçlusu işini kaybederse nafaka kalkar mı?
Nafaka borçlusunun işini kaybetmesi, doğrudan nafakanın kaldırılması sebebi değildir. Ancak mali durumun esaslı biçimde değişmesi halinde TMK md. 176/4 uyarınca nafakanın azaltılması talep edilebilir. Nafakanın tamamen kaldırılması için TMK md. 176/3'teki özel sebeplerin gerçekleşmesi gerekir.
8. Nafaka alacaklısı miras kalırsa nafaka kalkar mı?
Nafaka alacaklısına miras kalması, yoksulluğun ortadan kalkması anlamına gelebilir. Ancak bu değerlendirme miras malvarlığının değerine, likit olup olmadığına ve nafaka alacaklısının geçimini sürdürmeye yetip yetmediğine bağlıdır. Taşınmaz miras kalan ancak gelir elde edemeyen kişinin yoksulluğunun devam ettiği kabul edilebilir.
9. Nafakanın kaldırılması davası ile nafakanın azaltılması davası birlikte açılabilir mi?
Evet, terditli (kademeli) olarak hem nafakanın kaldırılması hem de azaltılması talep edilebilir. Mahkeme öncelikle kaldırma talebini değerlendirir; kaldırma koşulları oluşmamışsa azaltma talebini inceler. Bu şekilde dava açılması, dava ekonomisi açısından da tercih edilen bir yöntemdir.
10. Nafaka borcu ödenmezse ne olur?
Nafaka borcunun ödenmemesi halinde nafaka alacaklısı ilamlı icra takibi başlatabilir. Buna rağmen ödeme yapılmazsa İİK md. 344 uyarınca nafaka borçlusu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Tazyik hapsi disiplin hapsi niteliğinde olup, borcun ödenmesiyle sona erer.
17. Sonuç
Nafakanın kaldırılması davası, boşanma sonrasında değişen koşullara uyum sağlanması için hukuk düzeninin tanıdığı meşru bir hukuki yoldur. TMK md. 176/3 hükmünde sayılan fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme halleri, nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılmasının temel sebeplerini oluşturur. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde ise nafaka kendiliğinden sona erer.
Bu davanın başarılı sonuçlanması büyük ölçüde ispat yüküne bağlıdır. Nafaka borçlusunun, kaldırma sebebini somut ve inandırıcı delillerle ortaya koyması gerekmektedir. Dava sürecinin doğru yönetilmesi, delillerin zamanında toplanması ve hukuki sürelere uyulması açısından aile hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek alınması tavsiye edilir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 175, 176, 177, 328, 364, 365
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, md. 344
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, md. 56
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, md. 7
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, md. 316 vd.
- 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)
- Akıntürk, T. — Aile Hukuku
- Gezder — Türk Medeni Hukuku: Başlangıç, Kişiler, Aile Hukuku
- Açıklamalı – İçtihatlı – Örnekli Türk Medeni Yasası ve Uygulaması: Aile Hukuku
Anahtar Kelimeler: nafakanın kaldırılması davası, nafaka kaldırma şartları, nafaka nasıl kalkar, yoksulluk nafakasının kaldırılması, TMK 176, nafaka kaldırma davası süreci, fiilen evliymiş gibi yaşama, nafaka kaldırma delilleri, nafaka kaldırma davası 2026, süresiz nafaka kaldırma, haysiyetsiz hayat sürme nafaka, nafaka kaldırma görevli mahkeme, nafaka toptan ödeme, nafaka kaldırma kararının geriye etkisi, nafaka borcu tazyik hapsi, İİK 344 nafaka, 5510 sayılı kanun nafaka, SGK ölüm aylığı fiilen birlikte yaşama, anlaşmalı boşanmada nafaka kaldırma

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.