Anlaşmalı Boşanma Nedir? 2026 Güncel Rehber: Şartları, Protokolü, Süreci ve Tüm Detaylar
Anlaşmalı boşanma, Türkiye'de en sık başvurulan boşanma türüdür ve Google arama verilerine göre her ay on binlerce kişi "anlaşmalı boşanma protokolü" ve "anlaşmalı boşanma süreci" gibi terimlerle bilgi aramaktadır. Eşlerin boşanma ve tüm sonuçları hakkında uzlaşarak evlilik birliğini sona erdirmesi anlamına gelen anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya kıyasla hem daha kısa sürede sonuçlanır hem de taraflar üzerindeki psikolojik ve mali yükü önemli ölçüde azaltır.
Bu rehberde, Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 166/3 çerçevesinde anlaşmalı boşanmanın yasal şartlarından protokol hazırlanmasına, mahkeme sürecinden 2026 yılı güncel harç ve masraflarına kadar tüm boyutları akademik kaynaklara dayalı olarak ele alacağız.
1. Anlaşmalı Boşanma Kavramı ve Hukuki Niteliği
Anlaşmalı boşanma, TMK md. 166/3 hükmünde düzenlenmiş genel bir boşanma sebebidir. Hukuki niteliği itibarıyla, evlilik birliğinin eşlerin ortak iradesiyle ve mahkeme kararıyla sona erdirilmesini ifade eder. Türk hukuku, tarafların salt anlaşmasını yeterli görmez; anlaşmanın hâkim denetimine tabi tutulması şarttır.
Kanun koyucu, anlaşmalı boşanmayı düzenlerken iki temel amacı gözetmiştir: Birincisi, gerçekten çözülmüş olan evliliklerin gereksiz yere uzayan çekişmeli dava süreçlerine maruz kalmasını önlemek; ikincisi, özellikle çocukların ve ekonomik açıdan zayıf tarafın haklarını hâkim denetimi aracılığıyla koruma altına almaktır. Nitekim hâkim, tarafların sundukları protokolü uygun bulmadığı takdirde değişiklik önerebilir veya anlaşmayı reddedebilir.
Anlaşmalı boşanma, genel boşanma sebepleri arasında sayılmaktadır. Özel boşanma sebeplerinden (zina, terk, hayata kast gibi) farklı olarak, burada herhangi bir kusur ispatı aranmaz; eşlerin özgür iradeleriyle boşanma konusunda mutabık olmaları yeterlidir. Nitekim doktrinde Akıntürk, ülkemizde gerçekleşen boşanmaların çok büyük çoğunluğunun evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayandığını belirtmektedir. Gezder ise anlaşmalı boşanmada genel ve mutlak bir boşanma sebebinin bulunduğunu vurgulamaktadır.
2. Anlaşmalı Boşanmanın Yasal Şartları
TMK md. 166/3 hükmüne göre anlaşmalı boşanma için dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
2.1. Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması
Resmi nikâh tarihinden itibaren en az bir yıl geçmeden anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Kanun koyucu bu şartla, ani ve düşünülmeden alınan boşanma kararlarını önlemeyi, eşlere evliliklerini değerlendirmeleri için makul bir süre tanımayı amaçlamıştır. Bir yıllık süre dolmadan başvuru yapılırsa mahkeme davayı usulden reddeder. Ancak bu durumda eşler, TMK md. 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle çekişmeli boşanma davası açma imkânına sahiptir.
2.2. Eşlerin Birlikte Başvurması veya Birinin Davasını Diğerinin Kabul Etmesi
Anlaşmalı boşanmada iki başvuru yöntemi mevcuttur: Eşler birlikte dilekçe vererek başvurabilir ya da eşlerden birinin açtığı boşanma davasını diğer eş kabul edebilir. Her iki hâlde de önemli olan, boşanma iradesinin karşılıklı olmasıdır. Davalı eşin cevap dilekçesinde davayı kabul etmesi, aynı sonucu doğurur.
Önemle belirtmek gerekir ki, çekişmeli olarak açılmış bir boşanma davasında dahi tarafların anlaşması hâlinde dava anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Bunun için her iki tarafın da boşanma iradesini ve mali sonuçlara ilişkin protokolü mahkemeye sunması yeterlidir.
2.3. Hâkimin Tarafları Bizzat Dinlemesi
Bu şart, anlaşmalı boşanmanın en kritik usul kurallarından biridir. Hâkim, duruşmada her iki tarafı da bizzat dinlemek zorundadır. Vekil (avukat) aracılığıyla beyanda bulunulması yeterli değildir; tarafların duruşma salonunda hazır bulunarak boşanma iradelerini serbestçe, herhangi bir baskı altında kalmaksızın açıklaması gerekir. Bu şartın amacı, boşanma iradesinin gerçek ve serbest olup olmadığını hâkimin bizzat değerlendirmesidir.
Yargıtay içtihatlarına göre hâkimin tarafları bizzat dinlemesi zorunluluğu, anlaşmalı boşanmanın kurucu unsurlarından biridir. Hâkimin irade beyanlarının serbestçe açıklandığına ilişkin kanaate ulaşmış olması ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
2.4. Mali Sonuçlar ve Çocuklara İlişkin Düzenlemenin Hâkimce Uygun Bulunması
Tarafların nafaka, tazminat, mal paylaşımı, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi gibi konularda hazırladıkları boşanma protokolünün hâkim tarafından onaylanması gerekir. Hâkim, protokolü çocukların üstün yararı ve hakkaniyete uygunluk bakımından inceler; gerekli görürse değişiklik önerir. Hâkimin uygun bulması, onay vermesi anlamına gelir ve protokol mahkeme kararının bir parçası hâline gelir.
3. Anlaşmalı Boşanma Protokolü: İçeriği ve Hazırlanması
Anlaşmalı boşanmanın en önemli belgesi boşanma protokolüdür. Protokol, tarafların boşanmanın tüm sonuçları hakkındaki mutabakatını yazılı olarak belgeler ve mahkemeye sunulur.
3.1. Protokolde Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar
Protokolde aşağıdaki konuların açık ve net biçimde düzenlenmesi gerekir:
a) Nafaka Düzenlemesi: Eşler arasında yoksulluk nafakası ödenip ödenmeyeceği, ödenecekse miktarı ve süresi belirlenmelidir. Taraflar nafaka talep etmekten karşılıklı olarak feragat edebilir; ancak bu feragatin hâkimce uygun bulunması gerekir. Müşterek çocuk varsa iştirak nafakası miktarı da protokolde yer almalıdır.
b) Velayet ve Kişisel İlişki: Müşterek çocukların velayetinin hangi ebeveyne verileceği ve diğer ebeveynle kişisel ilişki düzenlemesi (görüşme günleri, tatil dönemleri vb.) ayrıntılı şekilde belirlenmelidir. Hâkim, velayet düzenlemesini çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde değerlendirir.
c) Maddi ve Manevi Tazminat: TMK md. 174 kapsamında maddi veya manevi tazminat talep edilip edilmeyeceği, talep edilecekse miktarı ve ödeme şekli protokolde yer almalıdır. Taraflar karşılıklı olarak tazminat taleplerinden vazgeçebilir.
d) Mal Paylaşımı: Edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında tarafların mal varlıklarının nasıl paylaşılacağı düzenlenmelidir. Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve diğer varlıklar tek tek belirtilmelidir.
e) Aile Konutu: Aile konutu olarak kullanılan taşınmazın akıbeti (kimin kullanacağı, satılıp satılmayacağı) protokolde net şekilde belirlenmelidir.
f) Soyadı Düzenlemesi: Boşanma sonrası kadının soyadının ne olacağı protokolde belirtilmelidir. TMK md. 173 uyarınca boşanan kadın, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Ancak kadın, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceğini ispat ederse, hâkimin izniyle kocasının soyadını taşımaya devam edebilir.
g) Müşterek Borçlar ve Ev Eşyaları: Evlilik birliği içinde oluşan borçların (kredi, kredi kartı borcu vb.) kimin tarafından ödeneceği ve ev eşyalarının nasıl paylaşılacağı da protokolde düzenlenmelidir. Bu husus uygulamada sıklıkla ihmal edilmekte ve boşanma sonrası uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
3.2. Protokolün Hukuki Niteliği ve Bağlayıcılığı
Anlaşmalı boşanma protokolü, hâkim tarafından onaylandığında mahkeme kararının ayrılmaz bir parçası (ilam) hâline gelir. Bu durumda protokol hükümleri, tıpkı bir mahkeme kararı gibi icra edilebilir nitelik kazanır. Protokolde kararlaştırılan nafaka veya tazminatın ödenmemesi hâlinde alacaklı taraf, ilamlı icra takibi başlatabilir.
Yargıtay kararlarına göre, anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerin gerek boşanmanın mali sonuçları gerekse çocuklarla ilgili düzenlemelere ilişkin irade beyanlarından dönmeleri mümkündür. Ancak karar kesinleştikten sonra artık anlaşmalı boşanmaya vücut veren irade beyanından dönülemez.
3.3. Protokol Hazırlarken Dikkat Edilecek Hususlar
Protokolün yazılı olması ve her iki tarafça imzalanması gerekir. Belirsiz veya muğlak ifadelerden kaçınılmalı; tutarlar, tarihler ve koşullar somut olarak belirtilmelidir. Protokolün noter tasdikli olması zorunlu değildir, ancak ispat kolaylığı sağlar. Hâkimin protokolde değişiklik önerebileceği göz önünde bulundurularak, esnek bir müzakere zemini korunmalıdır.
Uygulamada en sık karşılaşılan protokol hataları şunlardır: nafaka artış koşullarının belirlenmemesi, kişisel ilişki düzenlemesinin yeterince detaylandırılmaması, mal paylaşımının muğlak bırakılması ve müşterek borçların göz ardı edilmesi. Bu hataların her biri, boşanma sonrası yeni davalara sebebiyet verebilir.
4. Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci: Adım Adım
4.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Yetkili mahkeme konusunda TMK md. 168 hükmü uygulanır: Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Taraflar, bu iki mahkemeden dilediğini seçebilir. Anlaşmalı boşanmada yetki itirazı nadiren gündeme gelse de, davalı eşin süresinde yetki itirazında bulunması hâlinde mahkeme yetki konusunu incelemek zorundadır.
4.2. Dava Açılması
Dava, aile mahkemesine hitaben yazılacak bir dava dilekçesi ve ekinde boşanma protokolü sunularak açılır. Dilekçede tarafların kimlik bilgileri, nikâh tarih ve yeri, evliliğin en az bir yıl sürdüğü, anlaşmalı boşanma talep edildiği ve protokole atıf yapılması gerekir. Dilekçe ile birlikte gerekli harç ve gider avansı yatırılır.
4.3. Duruşma ve Hâkimin İncelemesi
Mahkeme, tensip zaptıyla birlikte duruşma günü belirler. Anlaşmalı boşanma davalarında genellikle tek celse ile karar verilir. Duruşmada hâkim, her iki tarafı bizzat dinler, boşanma iradelerinin serbest olduğunu teyit eder ve protokolü inceler. Hâkim, protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir; uygun bulmadığı hususlarda değişiklik önerir.
Hâkimin protokolü reddetme veya değişiklik önerme nedenleri arasında şunlar sayılabilir: çocuğun üstün yararına aykırı velayet düzenlemesi, iştirak nafakasının aşırı düşük belirlenmesi, taraflardan birinin iradesinin baskı altında olduğuna dair kanaati ve protokolde düzenlenmesi gereken zorunlu hususların eksik bırakılması.
4.4. Çocuğun Dinlenmesi
Müşterek çocuk bulunan davalarda, idrak çağındaki çocuğun (genellikle 8 yaş ve üzeri kabul edilmektedir) bizzat veya uzman aracılığıyla dinlenmesi gerekebilir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi uyarınca, çocuğun görüşlerinin dikkate alınması uluslararası bir yükümlülüktür. Hâkim, çocuğun görüşünü alırken pedagog veya psikolog desteğinden yararlanabilir.
4.5. Kararın Kesinleşmesi
Mahkeme boşanmaya karar verdikten sonra, kararın kesinleşmesi için tarafların istinaf ve temyiz haklarından feragat etmeleri gerekir. Feragat hâlinde karar aynı gün kesinleşir. Feragat edilmezse kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresi beklenir; süre dolunca karar kesinleşir. Kesinleşen karar nüfus müdürlüğüne bildirilir ve evlilik sona erer.
Kararın kesinleşmesinden sonra, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin protokol hükümleri de icra kabiliyeti kazanır. Protokolde kararlaştırılan taşınmaz devir işlemleri için kesinleşmiş mahkeme kararıyla birlikte tapu müdürlüğüne başvurulabilir.
5. Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Karşılaştırması
| Kriter | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Yasal dayanak | TMK md. 166/3 | TMK md. 161-166 |
| Eşlerin uzlaşısı | Zorunlu | Gerekli değil |
| Minimum evlilik süresi | 1 yıl | Yok (sebebe göre değişir) |
| Kusur ispatı | Gerekli değil | Gerekli (özel sebeplerde) |
| Protokol zorunluluğu | Evet | Hayır |
| Tarafların duruşmaya katılımı | Her ikisi de bizzat hazır olmalı | Vekil yeterli olabilir |
| Ortalama süre | 1–4 hafta | 1–3 yıl |
| Celse sayısı | Genellikle 1 | Birden fazla |
| Maliyet | Düşük–orta | Yüksek |
| İstinaf/temyiz sıklığı | Nadir (genellikle feragat edilir) | Sık |
6. Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Düzenlemesi
Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka konusu büyük önem taşır. Üç tür nafaka söz konusu olabilir:
6.1. Yoksulluk Nafakası (TMK md. 175)
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Anlaşmalı boşanmada taraflar, yoksulluk nafakası konusunda serbestçe anlaşabilir: belirli bir miktar kararlaştırabilir, nafakadan karşılıklı olarak feragat edebilir veya süreli nafaka belirleyebilir. Kararlaştırılan miktar ve koşullar protokolde açıkça belirtilmelidir.
Akıntürk'e göre yoksulluk nafakası, ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır ve evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün bir devamı niteliğindedir. Ödenecek nafaka miktarı, istemde bulunan tarafın yoksulluğa düşmesini önleyecek ve normal şartlarda geçimine yetecek düzeyde olmalıdır.
Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü veya alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar (TMK md. 176). Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçiminde ödenen nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir.
6.2. İştirak Nafakası (TMK md. 182)
Müşterek çocuk varsa, velayeti almayan eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmak zorundadır. Bu nafaka, çocuk ergin oluncaya (18 yaş) kadar devam eder; eğitimine devam eden çocuk için eğitim sonuna kadar uzatılabilir. Protokolde iştirak nafakasının miktarı, ödeme tarihi ve artış koşulları (yıllık artış oranı gibi) net biçimde belirlenmelidir.
İştirak nafakası çocuğun hakkı olduğundan, ebeveynlerin bu nafakadan tamamen feragat etmeleri hâkimce kabul edilmeyebilir. Protokolde iştirak nafakasına hiç yer verilmemesi, hâkimin protokolü reddetmesine sebep olabilir.
6.3. Tedbir Nafakası (TMK md. 169)
Boşanma davası açıldığı andan itibaren eşlerin ve müşterek çocukların geçimi için gerekli tedbirlerin alınması hâkimin yükümlülüğündedir. Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlandığı için tedbir nafakasına hükmedilmesi nadirdir. Ancak duruşmanın ertelenmesi veya protokolde değişiklik yapılması gerektiği hâllerde hâkim, talep üzerine veya resen tedbir nafakasına hükmedebilir.
Nafaka konusunda daha ayrıntılı bilgi için Nafaka Rehberi 2026 yazımızı inceleyebilirsiniz.
7. Anlaşmalı Boşanmada Velayet ve Çocuğun Durumu
Müşterek çocuk bulunan anlaşmalı boşanma davalarında, velayetin hangi ebeveyne verileceği protokolde kararlaştırılır. Ancak hâkim, tarafların anlaşmasıyla bağlı değildir; çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı bir düzenleme söz konusuysa müdahale edebilir.
Protokolde düzenlenmesi gereken çocukla ilgili hususlar şunlardır: velayetin hangi ebeveyne ait olacağı, diğer ebeveynle kişisel ilişki düzenlemesi (hafta içi/hafta sonu görüşme günleri, dini ve resmi bayram tatilleri, yaz tatili düzenlemesi), iştirak nafakası miktarı ve çocuğun okul, sağlık gibi özel giderlerinin paylaşımı.
Türk hukukunda henüz yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada ortak velayet talepleri giderek artmaktadır. Ancak mevcut TMK hükümleri çerçevesinde hâkimler genellikle velayeti tek ebeveyne vermektedir.
Kişisel ilişki düzenlemesinde asgari olarak şu hususların belirlenmesi tavsiye edilir: hafta sonu görüşme saatleri, yarıyıl ve yaz tatillerinde kalma süreleri, dini bayramlarda dönüşümlü düzenleme, çocuğun teslim ve iade yeri ile yurt dışı seyahat izni.
8. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı ve Tazminat
8.1. Mal Paylaşımı
Eşler arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK md. 218-241) geçerli ise, her eş diğerinin edinilmiş malları üzerindeki artık değerin yarısını talep edebilir. Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar, mal paylaşımı konusunda serbestçe anlaşabilir: kanuni paya uygun bir paylaşım yapılabilir, taraflardan biri payından feragat edebilir veya farklı bir paylaşım oranı kararlaştırılabilir.
Protokolde taşınmazlar, taşıtlar, banka hesapları, yatırım araçları ve diğer değerli varlıkların hangi eşe kalacağı veya nasıl tasfiye edileceği açıkça belirtilmelidir. Ayrıca kişisel mallar ile edinilmiş malların ayrımının doğru yapılması büyük önem taşır. Evlilik öncesi edinilen mallar, miras yoluyla kazanılan mallar ve kişisel kullanıma özgü eşyalar kişisel mal sayılır ve paylaşım dışında kalır.
Gezder'e göre boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmesi hâlinde hâkimin, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabileceği veya kaldırabileceği TMK md. 236/2 hükmünde düzenlenmiştir. Ancak anlaşmalı boşanmada kusur tespiti yapılmadığından, bu hüküm doğrudan uygulanmaz; taraflar mal paylaşımını protokolde serbestçe belirler.
8.2. Maddi ve Manevi Tazminat (TMK md. 174)
Anlaşmalı boşanmada kusur tespiti yapılmadığı için tazminat talebi genellikle protokolde karşılıklı feragat şeklinde düzenlenir. Ancak taraflar dilerlerse protokolde belirli bir tazminat miktarı kararlaştırabilir. Boşanmadan doğan tazminat talebi hakkı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren TMK md. 178 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Akıntürk'e göre maddi tazminata ancak istem üzerine hükmedilebilir; hâkimin kendiliğinden tazminata karar vermesi mümkün değildir. Manevi tazminat için de aynı kural geçerlidir. Anlaşmalı boşanma protokolünde tazminattan karşılıklı feragat edilmesi hâlinde, kesinleşme sonrasında artık tazminat davası açılamaz.
9. Anlaşmalı Boşanmadan Çekişmeli Boşanmaya Dönüş ve İrade Beyanından Dönme
9.1. Duruşmada İradeden Dönme
Dava sürecinde eşlerden birinin boşanmadan veya protokol şartlarından vazgeçmesi hâlinde anlaşmalı boşanma çekişmeli boşanmaya dönüşebilir. Bu durumda davacının, TMK'da sayılan boşanma sebeplerinden birine dayanması ve bunu ispatlaması gerekir.
Duruşmada taraflardan birinin boşanma iradesinden döndüğünü beyan etmesi hâlinde hâkim anlaşmalı boşanmaya karar veremez. Dava, çekişmeli boşanma olarak devam eder ve delil toplama, tanık dinleme gibi aşamalara geçilir; bu da sürecin önemli ölçüde uzamasına yol açar.
9.2. Kesinleşme Öncesi ve Sonrası İrade Beyanından Dönme
Yargıtay kararlarına göre, anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin gerek boşanmanın mali sonuçları gerekse çocuklarla ilgili düzenlemelere ilişkin irade beyanlarından dönmeleri mümkündür. Anlaşmanın bozulmasıyla boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hâle gelir.
Ancak karar kesinleştikten sonra artık anlaşmalı boşanmaya vücut veren irade beyanından dönülemez. Kanun ve usul hükümlerine uygun olarak tarafların boşanma iradeleri serbestçe açıklanmış ve hâkim tarafından uygun bulunmuş ise kesinleşme sonrası bu iradeden dönüş söz konusu olamaz. Bu durum, özellikle nafaka ve tazminattan feragat eden taraflar bakımından büyük önem taşımaktadır.
9.3. Fiili Ayrılık Nedeniyle Yeniden Başvuru (TMK md. 166/4)
Anlaşmalı boşanma davası reddedilmişse veya çekişmeliye dönüşüp reddedilmişse, ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl içinde ortak hayatın yeniden kurulamaması hâlinde, eşlerden birinin başvurusu üzerine evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğu kabul edilir ve boşanmaya karar verilir. Bu hüküm, anlaşmalı boşanma yolu kapanan eşler için önemli bir alternatif oluşturmaktadır.
Boşanma davası süreci hakkında daha kapsamlı bilgi için Boşanma Davası Rehberi 2026 yazımıza başvurabilirsiniz.
10. Muvazaalı (Danışıklı) Boşanma Sorunu
Uygulamada bazı eşlerin, sosyal güvenlik hakkı kazanmak (dul aylığı, yetim aylığı gibi), icra takibinden kurtulmak veya vergi avantajı sağlamak gibi gerçek boşanma amacı dışındaki nedenlerle anlaşmalı boşanma yoluna başvurduğu görülmektedir. Bu durum muvazaalı (danışıklı) boşanma olarak adlandırılır.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), özellikle dul aylığı almak amacıyla yapılan muvazaalı boşanmaları tespit etmek için denetim yapmaktadır. Boşanma sonrasında eşlerin fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespiti hâlinde, dul aylığı kesilmekte ve geriye dönük olarak ödenen tutarlar faiziyle birlikte talep edilmektedir. Yargıtay da bu konuda SGK lehine kararlar vermektedir.
Muvazaalı boşanmanın tespiti hâlinde karşılaşılabilecek yaptırımlar: dul aylığının kesilmesi ve geriye dönük tahsili, mal kaçırma amacıyla yapılan devirlerin tasarrufun iptali davasıyla geri alınması ve hukuki işlemin geçersiz sayılması.
11. 2026 Yılı Anlaşmalı Boşanma Masrafları
Anlaşmalı boşanma davasının 2026 yılı itibarıyla yaklaşık maliyetleri şu şekildedir:
| Masraf Kalemi | Tutar (2026) |
|---|---|
| Başvurma harcı | ~732 TL |
| Peşin harç | ~732 TL |
| Gider avansı | ~2.500 TL |
| Toplam mahkeme masrafı | ~3.964 TL |
| TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi | 45.000 TL + KDV |
| İstanbul Barosu tavsiye ücreti (anlaşmalı boşanma) | 108.750 TL |
| Toplam tahmini maliyet (avukatsız) | ~4.000–5.000 TL |
| Toplam tahmini maliyet (avukatlı) | ~50.000–115.000 TL |
Önemli notlar:
Avukat tutmak anlaşmalı boşanma için zorunlu değildir. Taraflar, protokolü kendileri hazırlayıp dava dilekçesini bizzat mahkemeye sunabilir. Ancak protokolün hukuki açıdan eksiksiz hazırlanması ve haklarının korunması bakımından en azından hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.
Mali durumu elvermeyenler adli yardım talebinde bulunabilir. Adli yardım kabul edildiğinde harç ve masraflardan geçici olarak muaf tutulabilirsiniz. Adli yardım talebi, davanın açıldığı mahkemeye yapılır ve ekonomik durumu gösteren belgelerle desteklenmelidir.
Avukatlık ücretleri baroya ve şehre göre değişiklik gösterir. TBB tarifesi asgari sınırı belirler; avukatlar bu tutarın altında ücret kararlaştıramazlar. Büyükşehirlerde (İstanbul, Ankara, İzmir) ücretler genellikle TBB asgari tarifesinin üzerindedir.
12. Anlaşmalı Boşanmada Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar
Anlaşmalı boşanma sürecinde sıkça yapılan hatalar ve dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
Protokolün yetersiz hazırlanması: Muğlak veya eksik ifadeler içeren protokoller hâkim tarafından reddedilebilir veya ileride uyuşmazlıklara yol açabilir. Özellikle nafaka artış koşulları, mal paylaşımının detayları ve kişisel ilişki düzenlemesinin somut biçimde yazılması büyük önem taşır.
Duruşmaya katılmama: Taraflardan birinin duruşmaya katılmaması hâlinde hâkim boşanmaya karar veremez. Sağlık raporu gibi haklı mazeret dahi duruşmayı ertelemekle birlikte, nihayetinde her iki tarafın bizzat dinlenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Feragat sonrası pişmanlık: Nafaka veya tazminattan feragat eden taraf, boşanma kararı kesinleştikten sonra bu feragattan dönemez. Yargıtay kararları bu hususta son derece nettir. Bu nedenle feragat kararlarının iyi düşünülmesi ve gerekirse hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Bir yıllık sürenin dolmamış olması: Evlilik süresi bir yılı doldurmamışsa dava usulden reddedilir. Bu durumda çekişmeli boşanma yoluna başvurulması gerekir.
Çocuğun yararının göz ardı edilmesi: Velayet ve nafaka düzenlemesinde çocuğun üstün yararının gözetilmemesi, hâkimin protokolü reddetmesine sebep olabilir.
Tapu devri ve araç tescil işlemleri: Protokolde taşınmaz veya araç devri kararlaştırılmışsa, devir işlemlerinin boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Kesinleşme şerhi içeren mahkeme kararı, tapu müdürlüğüne veya trafik tescil birimine sunulmalıdır.
Vergi ve harç yükümlülükleri: Protokol kapsamında yapılan taşınmaz devirlerinde tapu harcı ve diğer vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu maliyetlerin kimin tarafından karşılanacağı da protokolde belirlenmesi gereken bir husustur.
13. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?
Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanır. Dava açıldıktan sonra duruşma tarihi genellikle 1–4 hafta içinde verilir. Tarafların duruşmada istinaf haklarından feragat etmeleri hâlinde karar aynı gün kesinleşir; aksi hâlde iki haftalık istinaf süresi beklenir.
Anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu mudur?
Hayır, anlaşmalı boşanma için avukat tutmak zorunlu değildir. Taraflar, protokolü kendileri hazırlayıp davayı bizzat açabilir. Ancak protokolün hukuki açıdan eksiksiz hazırlanması ve ileride yaşanabilecek sorunların önlenmesi açısından hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.
E-Devlet üzerinden anlaşmalı boşanma davası açılabilir mi?
E-Devlet portalı üzerinden doğrudan boşanma davası açılamaz. Ancak UYAP Vatandaş Portal üzerinden dava takibi yapılabilir, duruşma tarihlerini öğrenebilir ve bazı belgelere erişebilirsiniz. Davanın açılması için dilekçenin bizzat veya avukat aracılığıyla mahkemeye sunulması gerekir.
Anlaşmalı boşanma protokolü sonradan değiştirilebilir mi?
Mahkeme kararı kesinleşmeden önce taraflar protokolde değişiklik yapabilir ve güncellenmiş protokolü mahkemeye sunabilir. Ancak karar kesinleştikten sonra protokol hükümleri bağlayıcıdır. Kesinleşme sonrasında nafaka miktarı gibi konularda ancak nafaka artırım veya azaltım davası yoluyla değişiklik yapılabilir.
Bir yılını doldurmamış evlilikte anlaşmalı boşanma açılabilir mi?
Hayır, TMK md. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şarttır. Bir yıllık süre dolmadan sadece çekişmeli boşanma davası açılabilir; bu durumda TMK md. 166/1-2 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılması gerekir.
Anlaşmalı boşanmada nafakadan feragat edilebilir mi?
Evet, taraflar protokolde karşılıklı olarak yoksulluk nafakasından feragat edebilir. Ancak bu feragatin hâkim tarafından uygun bulunması gerekir. İştirak nafakası ise çocuğun hakkı olduğundan, bu nafakadan tamamen feragat hâkimce kabul edilmeyebilir.
Anlaşmalı boşanma kararına itiraz edilebilir mi?
Evet, taraflar kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Ancak uygulamada anlaşmalı boşanmada taraflar genellikle duruşmada istinaf haklarından feragat ederek kararın aynı gün kesinleşmesini sağlar.
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı protokolde düzenlenmezse ne olur?
Protokolde mal paylaşımına ilişkin hüküm bulunmaması, hâkimin protokolü reddetmesi için tek başına yeterli bir sebep olmayabilir. Ancak bu durumda tarafların, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir mal rejiminin tasfiyesi davası açma hakları saklı kalır. Uyuşmazlık yaşamamak için mal paylaşımının protokolde detaylı düzenlenmesi tavsiye edilir.
Boşanma sonrası kadın hangi soyadını kullanır?
TMK md. 173 uyarınca boşanan kadın, kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Ancak kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispat etmesi hâlinde hâkim izni ile eski eşin soyadını taşımaya devam edebilir. Bu izin, koşulların değişmesi hâlinde kaldırılabilir.
Anlaşmalı boşanmada SGK muvazaa denetimi yapılır mı?
Evet, özellikle dul aylığı almak amacıyla yapıldığı şüphesi bulunan boşanmalarda SGK denetim başlatabilir. Boşanma sonrası eşlerin fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespiti hâlinde dul aylığı kesilir ve geriye dönük olarak ödenen tutarlar faiziyle birlikte geri talep edilir.
14. Sonuç
Anlaşmalı boşanma, eşlerin karşılıklı uzlaşı ile evlilik birliğini en hızlı ve en az yıpratıcı şekilde sona erdirme imkânı sunan bir hukuki yoldur. TMK md. 166/3'te düzenlenen bu yol; evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve protokolün uygun bulunması şartlarına bağlıdır.
Sürecin sağlıklı ilerlemesi için dikkatli hazırlanmış bir boşanma protokolü büyük önem taşır. Nafaka, velayet, mal paylaşımı, tazminat, soyadı ve müşterek borçlar gibi konuların açık ve somut biçimde düzenlenmesi, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkları büyük ölçüde önler. 2026 yılı itibarıyla anlaşmalı boşanma davası yaklaşık 4.000 TL mahkeme masrafı ile açılabilmekte ve genellikle tek celsede sonuçlanmaktadır.
Yargıtay içtihatlarının da açıkça ortaya koyduğu üzere, anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra protokol hükümlerinden dönüş mümkün değildir. Bu nedenle protokolün hazırlanması aşamasında her hususun titizlikle değerlendirilmesi ve gerektiğinde uzman bir avukattan hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır.
Her boşanma davasının kendine özgü koşulları bulunduğundan, haklarınızın tam olarak korunması için bir avukata danışmanız tavsiye edilir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 166/3, 168, 169, 173, 174, 175, 176, 178, 182, 218-241
- Akıntürk, T. — Aile Hukuku, Boşanma Sebepleri ve Nafaka bölümleri
- Gezder — Türk Medeni Hukuku (Başlangıç-Kişiler-Aile Hukuku), Evlilik Birliğinin Sarsılması bölümü
- İbraname ve Feragat — Yüksek Mahkeme Kararları, Anlaşmalı Boşanmada İrade Beyanı bölümü
- 2026 Yılı Harçlar Kanunu Genel Tebliği
- Türkiye Barolar Birliği 2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
- Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, md. 12
Anahtar Kelimeler: anlaşmalı boşanma, anlaşmalı boşanma protokolü, anlaşmalı boşanma şartları, anlaşmalı boşanma süreci, boşanma protokolü örneği, anlaşmalı boşanma nafaka, anlaşmalı boşanma velayet, anlaşmalı boşanma masrafları 2026, anlaşmalı boşanma avukat ücreti, TMK 166/3, anlaşmalı boşanma ne kadar sürer, anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır, muvazaalı boşanma, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, boşanmada soyadı

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.