İflas Davası Nedir? 2026 Güncel Rehber: Şartları, Süreci ve Tüm Detaylar
İflas, borçlarını ödeyemeyen tacirler hakkında uygulanan ve borçlunun tüm malvarlığının bir bütün olarak tasfiye edilmesini amaçlayan özel bir hukuki süreçtir. Bireysel icra takibinden farklı olarak iflas, tek bir alacaklının değil tüm alacaklıların menfaatini gözeten külli bir tasfiye yoludur. Bu rehberde iflas davasının şartlarını, başvuru yollarını, yargılama sürecini, iptal davalarını ve 2026 yılı güncel bilgilerini kapsamlı şekilde ele alıyoruz.
1. İflas Kavramı ve Hukuki Niteliği
İflas, borçlarını ödeme gücünü kaybeden tacirler hakkında mahkeme kararıyla açılan ve borçlunun haczedilebilir tüm malvarlığının paraya çevrilerek alacaklılara kanuni sıra dahilinde dağıtılmasını sağlayan bir cebri icra yoludur. İflas, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine göre düzenlenmektedir.
Bireysel (cüzi) icra takibinde alacaklı yalnızca kendi alacağı için borçlunun belirli mallarını haczettirirken, iflasta borçlunun tüm malvarlığı bir bütün olarak tasfiyeye tabi tutulur. Bu nedenle iflasa "külli icra" da denir. İflas kararı yalnızca asliye ticaret mahkemesi tarafından verilebilir; icra dairesi iflas kararı veremez.
İflasın bireysel icra takibinden temel farkları şunlardır:
- Bireysel icrada alacaklı kendi alacağı için hareket ederken, iflasta tüm alacaklıların menfaati korunur
- Bireysel icrada borçlunun belirli malları haczedilirken, iflasta tüm malvarlığı tasfiyeye girer
- Bireysel icrada icra dairesi yürütürken, iflasta asliye ticaret mahkemesi karar verir ve iflas idaresi tasfiyeyi gerçekleştirir
- Bireysel icrada alacaklılar arasında öncelik ("ilk haciz") kuralı geçerliyken, iflasta İİK md. 206'daki sıra cetveli uygulanır
2. İflasa Tabi Olan Kişiler
Türk hukukunda her borçlu iflasa tabi değildir. İflasa yalnızca İİK md. 43 kapsamında belirtilen kişiler tabidir:
- Tacirler: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) anlamında tacir sıfatını taşıyan gerçek ve tüzel kişiler (anonim şirket, limited şirket, kollektif şirket, komandit şirket vb.)
- Tacir sayılan kişiler: TTK'nın tacir saydığı kişiler (ticari işletme işleten dernekler, vakıflar vb.)
- Ticareti terk edenler: Ticari faaliyetini bırakan tacirler, terkten itibaren 1 yıl süreyle iflasa tabi olmaya devam eder (İİK md. 44). Ticareti terk eden kişi, 15 gün içinde kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirimde bulunmak ve mal beyanında bulunmak zorundadır; aksi halde İİK md. 337/a uyarınca cezai sorumluluk doğar
- Kollektif ve komandit şirket ortakları: Şirketin borçlarından dolayı sınırsız sorumlu ortaklar iflasa tabidir. TTK md. 265 gereğince komanditerin iflası halinde de iflas masasına başvuru mümkündür
- Konkordato talebinde başarısız olanlar: Konkordato projesi tasdik edilmeyen borçlular hakkında mahkeme re'sen iflas kararı verebilir (İİK md. 308/e)
- Banka yönetici ve denetçileri: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında belirli koşullarda iflasa tabi olabilirler
Adi borçlular (tacir olmayan gerçek kişiler) kural olarak iflasa tabi değildir. Bu kişiler hakkında yalnızca bireysel icra takibi yapılabilir. Esnaf da iflasa tabi değildir; esnaf ile tacir arasındaki ayrım TTK md. 15 ve Bakanlar Kurulu kararlarıyla belirlenir.
3. İflas Yolları: Genel Bakış
Türk hukukunda iflas, üç temel yolla gerçekleşebilir:
| İflas Yolu | Hukuki Dayanak | Ön Koşul | Süre |
|---|---|---|---|
| Genel iflas yoluyla takip | İİK md. 154-166 | İcra dairesinde iflas takibi | Ödeme emrine 7 gün |
| Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu | İİK md. 167 vd. kıyasen | Çek, senet, poliçe | Ödeme emrine 5 gün |
| Doğrudan (takipsiz) iflas | İİK md. 177-181 | Kanunda sayılan haller | Takip gerekmez |
4. Genel İflas Yoluyla Takip (Takipli İflas)
Genel iflas yolu, uygulamada en sık başvurulan iflas yoludur. Bu yolda alacaklı önce icra dairesinde iflas takibi başlatır, ardından ticaret mahkemesinden iflas kararı ister.
Sürecin aşamaları:
a) Takip Talebi: Alacaklı, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesine başvurarak iflas yoluyla takip talebinde bulunur (İİK md. 154). Takip talebinde alacaklının "iflas yolunu" seçtiğini açıkça belirtmesi gerekir. Muamele merkezi, borçlunun ticari işletmesinin fiilen yönetildiği yerdir.
b) Ödeme Emri: İcra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir (İİK md. 155). Bu ödeme emrinde; borcun 7 gün içinde ödenmesi, ödenmediği takdirde alacaklının ticaret mahkemesinden iflas talep edebileceği ve borçlunun itirazı varsa 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi gerektiği yazılır. Ödeme emri, haciz yoluyla takipteki ödeme emrinden farklıdır; burada "iflas yoluyla takip yapıldığı" açıkça belirtilir.
c) İtiraz veya Ödeme: Borçlu 7 gün içinde borcunu öderse takip sona erer. İtiraz ederse takip durur; alacaklı itirazın kaldırılması için icra mahkemesine (İİK md. 68) veya itirazın iptali için genel mahkemeye (İİK md. 67) başvurabilir. Borçlu itiraz etmez ve ödeme de yapmazsa alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde ticaret mahkemesinden iflas isteyebilir (İİK md. 156/4). Bu 1 yıllık süre hak düşürücü niteliktedir.
d) İflas Davası: Alacaklı, asliye ticaret mahkemesine iflas davası açar. Mahkeme basit yargılama usulüne göre davayı inceler (İİK md. 158). İflas davasında mahkeme, alacağın varlığını, borçlunun tacir sıfatını ve iflas şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırır.
5. Doğrudan (Takipsiz) İflas
Doğrudan iflas, icra dairesinde herhangi bir takip yapılmaksızın doğrudan mahkemeye başvurularak iflas talep edilmesidir. İki türü vardır:
5.1. Alacaklının Doğrudan İflas Talebi (İİK md. 177)
Alacaklı, aşağıdaki hallerde takip yapmaksızın doğrudan ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir:
- Borçlunun yerleşim yerinin belli olmaması veya borçlunun kaçmış olması ya da kaçma hazırlığında bulunması
- Borçlunun alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması veya mallarını gizlemesi
- Borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması (ödemelerin durdurulması)
- İlama dayanan alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi
- Konkordato talebinin reddedilmesi, tasdik edilmemesi veya feshi (İİK md. 308/e)
5.2. Borçlunun Kendi İflasını İstemesi (İİK md. 178)
Borçlu (tacir), ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu veya borca batık olduğunu ileri sürerek kendi iflasını isteyebilir. Bu durumda borçlu, mali durumunu gösteren belgeleri (bilanço, gelir tablosu, alacak-borç listesi) mahkemeye sunmak zorundadır.
5.3. Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık (TTK md. 376)
TTK md. 376, anonim ve limited şirketlerde sermaye kaybı ve borca batıklık hallerini üç aşamada düzenler:
Birinci aşama (TTK md. 376/1): Son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu derhal genel kurulu toplantıya çağırır ve uygun gördüğü iyileştirme tedbirlerini sunar.
İkinci aşama (TTK md. 376/2): Son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, toplantıya çağrılan genel kurul ya sermayenin üçte biri ile yetinme ya da sermayenin tamamlanmasına karar verir; aksi halde şirket kendiliğinden sona erer.
Üçüncü aşama — Borca batıklık (TTK md. 376/3): Şirketin borca batık durumda olduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış değerleri üzerinden bir ara bilanço çıkarır. Aktiflerinin borçlarını karşılayamadığı anlaşılırsa yönetim kurulu bu durumu mahkemeye bildirir. Mahkemeye iyileştirme projesi sunulması halinde mahkeme konkordato mühleti verebilir (İİK md. 285 vd.). İyileştirme projesi sunulmazsa veya sunulup da kabul edilmezse mahkeme iflasa karar verir.
6. İflas Davası Yargılaması ve Depo Kararı
6.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
İflas davalarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir (İİK md. 154/1). Bu yetki kesin yetkidir; tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür.
6.2. Yargılama Usulü
İflas davası basit yargılama usulüne göre görülür (İİK md. 158). Mahkeme, iflas davasını acele işlerden sayar ve duruşmayı en fazla 30 gün sonraya bırakabilir. Mahkeme, yargılama sırasında borçlunun mali durumunu araştırır; gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır.
6.3. Depo Kararı (İİK md. 158/2)
Takipli iflasta mahkeme, yargılama sonunda borçluya son bir ödeme fırsatı verir. Buna depo kararı denir. Depo kararıyla mahkeme, borçluya 7 gün içinde takip konusu borcu faiz ve icra masraflarıyla birlikte ödemesini veya aynı miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder.
Borçlu bu süre içinde ödeme yapmaz veya depo etmezse, mahkeme bir sonraki celsede iflas kararı verir. Depo kararı yalnızca takipli iflasta verilir; doğrudan iflasta depo kararı söz konusu değildir. Depo kararı, borçlunun iflastan kurtulması için tanınan son fırsattır ve uygulamada büyük öneme sahiptir.
6.4. İflas Kararı ve Kanun Yolları
Mahkeme iflas kararını verdiği anda borçlu müflis sıfatını kazanır. İflas kararı, verildiği anda hüküm doğurur; kesinleşmesi beklenmez (İİK md. 164). Ancak iflas kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 10 gündür (İİK md. 164/1). İstinaf incelemesi sonucuna karşı da temyiz yoluna gidilebilir.
Kanun yoluna başvurulması, iflas kararının icrasını durdurmaz. Ancak bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay, teminat karşılığında icranın durdurulmasına karar verebilir.
7. İflasın Hukuki Sonuçları
İflas kararı verilmesiyle birlikte önemli hukuki sonuçlar doğar:
7.1. Müflis Açısından
- Tasarruf yetkisinin kısıtlanması: Müflisin malları üzerinde tasarruf yetkisi sona erer; bu yetki iflas idaresine geçer (İİK md. 191). İflasın açılmasından sonra müflisin masaya giren mal ve haklar üzerindeki tasarrufları alacaklılara karşı geçersizdir
- Müflisin malvarlığı iflas masasını oluşturur: Haczedilebilir tüm mal ve haklar bir bütün olarak iflas masasına girer
- Müflis bazı hakları kullanamaz: İflas edenler, itibarın iadesine karar verilene kadar bazı kamu görevlerine seçilemez ve atanamazlar; bazı meslekleri icra edemezler
7.2. Alacaklılar Açısından
- Müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar muaccel hale gelir (İİK md. 195): İflasın açılmasıyla birlikte borçlunun henüz vadesi gelmemiş tüm borçları derhal muaccel olur
- Müflise karşı başlatılmış bireysel takipler durur (İİK md. 193): Rehinli alacaklara ilişkin takipler hariç olmak üzere, tüm bireysel icra takipleri durur. Yeni takip de başlatılamaz
- Faiz işlemeye devam eder ancak iflas masasından ancak sıra cetvelindeki paylaşım oranında karşılanır
- Dava ve takip yasağı: Müflise karşı iflas masasına giren mal ve haklara ilişkin dava açılamaz; açılmış davalar durur (İİK md. 194)
7.3. Sözleşmeler Açısından
- İflas, kural olarak mevcut sözleşmeleri kendiliğinden sona erdirmez. Ancak iflas idaresi, masanın menfaatine göre sözleşmenin devamını veya feshini seçebilir (İİK md. 198)
- Hizmet sözleşmeleri kural olarak iflas nedeniyle sona ermez; ancak işverenin iflası halinde işçiler Ücret Garanti Fonu'ndan yararlanabilir (4447 sayılı Kanun)
- Kira sözleşmesinde, kiralanan şey iflas açıldığında kiracıya teslim edilmişse kiracının kullanmaya devam etme hakkı korunur (TBK md. 310 kıyasen); teslim edilmemişse iflas masasının teslim yükümlülüğü tartışmalıdır
8. Masa Borcu ve İflas Alacağı Ayrımı
İflas hukukunda masa borcu ve iflas alacağı birbirinden farklı kavramlardır ve alacaklıların hangi sıraya gireceğini doğrudan etkiler.
8.1. İflas Alacağı
İflasın açılmasından önce doğmuş olan alacaklara "iflas alacağı" denir. Bu alacaklar, sıra cetvelindeki sıralarına göre iflas masasından ödenir. İflas alacaklılarının iflas masasına alacak kaydı yaptırması gerekir.
8.2. Masa Borcu (Masa Alacağı)
İflasın açılmasından sonra doğan ve iflas masasının yönetimi için zorunlu olan giderlere "masa borcu" denir. Masa borçları, iflas alacaklarından önce ve tam olarak ödenir (İİK md. 248). Masa borçlarına örnek olarak iflas idaresinin ücretleri, masanın yönetim giderleri, dava masrafları ve masaya dahil taşınmazların vergileri gösterilebilir.
İflasın açılmasından sonra doğan ancak masanın yönetimiyle ilgili olmayan alacaklar ise "genel nitelikli alacak" olarak kabul edilir ve bu alacaklar kayıt kabul davasına konu olmayıp doğrudan asliye ticaret mahkemesinde dava edilebilir.
9. İflas Masası ve İflas İdaresi
9.1. İflas Masasının Oluşumu
İflas kararıyla birlikte müflisin haczedilebilir tüm malvarlığı değerleri (taşınırlar, taşınmazlar, alacaklar, fikri haklar) bir bütün olarak iflas masasını oluşturur (İİK md. 184). İflas dairesi, masaya giren malları deftere kaydeder ve koruma altına alır. Masaya girmeyen mallar: haczedilemeyen mallar, üçüncü kişilere ait mallar (istihkak iddiaları saklı) ve müflisin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarıdır.
9.2. İflas İdaresi
İflas idaresi, iflas masasının yasal temsilcisidir. Birinci alacaklılar toplantısında seçilen adaylar arasından ticaret mahkemesi tarafından atanır. İflas idaresi üç kişiden oluşur ve şu görevleri yerine getirir:
- Masaya ait malların korunması ve yönetimi
- Alacak kayıtlarının incelenmesi ve doğrulanması
- Sıra cetvelinin düzenlenmesi
- Masa mallarının paraya çevrilmesi (genellikle açık artırma yoluyla)
- Müflisin alacaklarının takip ve tahsil edilmesi
- Gerektiğinde iptal davaları açılması
- Paraların alacaklılara dağıtılması
İflas idaresi, icra mahkemesinin denetimine tabidir ve görevini kötüye kullanması halinde sorumlu tutulabilir.
9.3. Alacak Kaydı ve Süreleri
İflas kararının ilanından itibaren alacaklılar, alacaklarını iflas idaresine yazılı olarak bildirmek zorundadır. İlan ile birlikte alacaklılara en az 1 ay, en çok 2 ay süre verilir (İİK md. 219/4). Alacak bildirimi ile birlikte alacağı kanıtlayan belgeler (fatura, sözleşme, mahkeme kararı, senet vb.) sunulmalıdır. Süresinde kaydettirmeme halinde alacak hakkı düşmez, ancak paylaşıma katılma hakkı gecikmeli olarak kullanılabilir ve ek masraflara neden olabilir.
9.4. Alacaklılar Toplantıları
- Birinci alacaklılar toplantısı: İflas kararının ilanından itibaren belirlenen sürede yapılır. İflas idaresi adayları seçilir ve acele kararlar alınır
- İkinci alacaklılar toplantısı: Sıra cetvelinin düzenlenmesinden sonra yapılır. Tasfiye yöntemi ve masanın yönetimine ilişkin kararlar alınır
10. Sıra Cetveli ve Alacakların Sırası
İflas idaresi, alacak kaydı için öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren en geç 2 ay içinde sıra cetvelini düzenler. Sıra cetvelinde alacakların kabul veya reddi ayrı ayrı ve gerekçeli olarak gösterilir.
Alacakların ödeme sırası (İİK md. 206):
| Sıra | Alacak Türü | Açıklama |
|---|---|---|
| Masa alacakları | İflas masasının yönetim giderleri | Öncelikli olarak ve tamamen ödenir |
| Rehinli alacaklar | Rehinle teminat altına alınan alacaklar | Rehin konusu malın satış bedelinden ayrıca karşılanır |
| 1. sıra (İmtiyazlı) | İşçi alacakları, nafaka alacakları | İşçi ücretleri, kıdem ve ihbar tazminatı dahil |
| 2. sıra (İmtiyazlı) | Velayet ve vesayet alacakları | Velayet ve vesayet nedeniyle doğan alacaklar |
| 3. sıra (İmtiyazlı) | Özel kanunlarda belirtilen alacaklar | Özel kanunlarda imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar |
| 4. sıra (Adi) | Diğer tüm alacaklar | İmtiyazsız adi alacaklar |
Vergi alacaklarının durumu: Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (6183 sayılı Kanun) uyarınca vergi alacakları, iflas masasında imtiyazlı alacak olarak değerlendirilir. Devlet, vergi alacağını iflas masasına kaydettirmek suretiyle tahsilini ister.
Sıra cetveline itiraz süresi 15 gündür. Alacağı reddedilen alacaklılar sıra cetveline karşı kayıt kabul davası açabilir; kabul edilen alacağa itiraz eden diğer alacaklılar ise sıra cetveline itiraz davası açabilir. Her iki dava da asliye ticaret mahkemesinde görülür.
11. İflasta İptal Davaları (İİK md. 277-284)
İflas hukukunun en önemli konularından biri, müflisin iflastan önce alacaklılarına zarar vermek amacıyla yaptığı tasarrufların iptalini sağlayan iptal davalarıdır.
11.1. İptal Davasının Amacı
İptal davaları, müflisin iflasından önceki belirli süreler içinde yaptığı ve alacaklılara zarar veren tasarruf işlemlerinin geçersiz sayılmasını ve bu işlemler sonucu devredilen malvarlığı değerlerinin iflas masasına döndürülmesini amaçlar.
11.2. İptale Tabi Tasarruflar
a) İvazsız (karşılıksız) tasarruflar (İİK md. 278): Müflisin iflasın açılmasından önceki 2 yıl içinde yaptığı bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Buna yakın akrabalara yapılan düşük bedelli satışlar ve alışılmamış ölçüdeki hediyeler de dahildir.
b) Aciz halinde yapılan tasarruflar (İİK md. 279): Müflisin iflasın açılmasından önceki 1 yıl içinde aciz halindeyken yaptığı şu işlemler batıldır: mevcut borç için olağandışı ödeme yapılması, borç için rehin verilmesi, bedelsiz veya düşük bedelli tasarruflar.
c) Zarar verme kastıyla yapılan tasarruflar (İİK md. 280): Müflisin alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm hukuki işlemler, bundan yararlanan kişinin bu kastı bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin ispatı halinde iptal edilebilir. Bu davada süre iflasın açılmasından önceki 5 yıldır.
11.3. İptal Davası Açma Yetkisi ve Süresi
İflas halinde iptal davası açma yetkisi iflas idaresine aittir. İflas idaresi bu davayı açmaktan kaçınırsa, her alacaklı masanın yerine geçerek bu davayı açabilir (İİK md. 245). İptal davasında davalı, tasarruftan yararlanan üçüncü kişidir.
12. İflas Tasfiyesi: Basit ve Adi Tasfiye
İflas tasfiyesi iki şekilde yapılabilir:
12.1. Basit Tasfiye (İİK md. 218)
Masa malvarlığının adi tasfiye giderlerini karşılayamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye yapılır. Bu durumda iflas dairesi masanın tasfiyesini kendisi yapar. Süreç daha kısa ve daha az masraflıdır. İflas dairesi, alacaklıları ilan yoluyla davet eder ve basit yoldan tasfiyeyi gerçekleştirir.
12.2. Adi Tasfiye (İİK md. 219 vd.)
Masada yeterli malvarlığı varsa adi tasfiye yapılır. Bu tasfiye türünde iflas idaresi atanır, alacaklılar toplantıları düzenlenir, sıra cetveli hazırlanır ve mallar paraya çevrilerek alacaklılara dağıtılır.
Adi tasfiyede süreç:
- İflas idaresinin seçilmesi ve atanması
- Masaya dahil malların deftere kaydedilmesi
- Alacak kayıtlarının kabul edilmesi
- Sıra cetvelinin düzenlenmesi
- İkinci alacaklılar toplantısının yapılması
- Masa mallarının paraya çevrilmesi (açık artırma ile satış)
- Paraların pay cetvellerine göre dağıtılması
- Son raporun mahkemeye sunulması
13. İflasın Kaldırılması, Kapanması ve Aciz Belgesi
13.1. İflasın Kaldırılması (İİK md. 182)
Müflis, iflas kararının ilanından itibaren 15 gün içinde tüm alacaklıların taleplerini geri aldıklarına dair belge sunarak iflasın kaldırılmasını isteyebilir. Ayrıca borçlarını tamamen ödediğini veya alacaklılarla anlaşma sağladığını belgeleyen müflis de iflasın kaldırılmasını talep edebilir.
13.2. İflasın Kapanması (İİK md. 254)
Tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra iflas idaresi mahkemeye son rapor sunar. Mahkeme, tasfiyenin kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp bittiğini tespit ederse iflasın kapanmasına karar verir. Kapanma kararı ilan edilir.
İflasın kapanmasıyla:
- İflas idaresinin görevi sona erer
- Müflisin müflislik sıfatı devam eder (itibarın iadesi ayrıca gereklidir)
- Tüzel kişi tacirler ticaret sicilinden silinir
13.3. Aciz Belgesi ve Hukuki Sonuçları (İİK md. 251)
Alacağını tamamen alamayan alacaklılara aciz belgesi (borç ödemeden aciz belgesi) verilir. Aciz belgesi önemli hukuki sonuçlar doğurur:
- Aciz belgesi, İİK md. 68 anlamında borç ikrarını içeren bir belge niteliğindedir; itirazın kesin olarak kaldırılmasına imkân sağlar
- Aciz belgesi sahibi alacaklı, borçlunun tasarruflarının iptali davasını açma hakkına sahiptir
- Aciz belgesine bağlanan alacak, borçluya karşı aciz belgesinin düzenlenmesinden itibaren 20 yıllık zamanaşımına tabidir (İİK md. 143/6)
- Borçlunun mali durumu düzelirse alacaklı, aciz belgesine dayanarak yeniden takip başlatabilir
13.4. İtibarın İadesi
Müflis, borcunu tamamen ödedikten sonra veya alacaklıların rızası ile itibarın iadesi talebinde bulunabilir (İİK md. 312 vd.). İtibarın iadesi kararı ile müflislik sıfatına bağlı tüm kısıtlamalar ortadan kalkar. Başvuru, iflasın kapandığı yer asliye ticaret mahkemesine yapılır.
14. İflasın Ertelenmesi Kurumunun Kaldırılması ve Konkordato
İflasın ertelenmesi müessesesi, 15 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamada ortaya çıkan sorunlar ve kötüye kullanım nedeniyle kaldırılan bu kurumun yerini konkordato müessesesi almıştır.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumdaki sermaye şirketlerinin iyileştirme projesi sunarak iflas kararının ertelenmesini sağlayan bir kurumdu. Ancak pek çok şirket bu müesseseyi gerçek bir iyileştirme amacı taşımadan, sırf borç ödemekten kaçınmak için kullanmış ve bu durum alacaklıların ciddi zarara uğramasına yol açmıştır.
Artık borca batık durumda olan şirketler, iflas yerine konkordato talep edebilir (İİK md. 285 vd.). Konkordato, borçlunun alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını ve ticari hayatına devam etmesini sağlayan bir kurumdur. Konkordato sürecinde geçici ve kesin mühlet dönemleri bulunur; bu sürelerde borçlu aleyhine icra takibi yapılamaz.
15. Mirasın İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesi
İflas hükümleri yalnızca tacirler için değil, miras hukuku alanında da uygulama alanı bulur. TMK md. 612 gereğince, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu durumda iflas prosedürü uygulanır ancak borçlu bir tacir değildir; amaç terekenin düzenli biçimde tasfiye edilerek alacaklıların tatmin edilmesidir.
Ayrıca TMK md. 631 uyarınca borca batık olduğu bilinen bir terekeyi kabul eden mirasçı, miras bırakanın alacaklılarına karşı kişisel olarak sorumlu olabilir. Bu nedenle terekenin borca batık olduğundan şüphe duyulması halinde resmi tasfiye talep edilmesi veya mirasın reddi önerilmektedir.
16. 2026 Yılı Güncel Bilgiler: Harçlar ve Masraflar
2026 yılı itibarıyla iflas davası açarken ödenecek harç ve masraflar:
| Kalem | Tutar (2026) |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732,00 TL |
| İflas harcı (iflasın açılması) | 1.013,90 TL |
| Nispi karar ve ilam harcı | Dava değerinin binde 68,31'i |
| Peşin harç | Nispi harcın 1/4'ü |
| İflas ilan masrafı | Değişken (Ticaret Sicil Gazetesi + yerel gazete) |
| Avukatlık asgari ücreti (AAÜT - Asliye Mahkemesi) | 45.000 TL + KDV |
| İcra başvurma harcı (takipli iflasta) | 615,40 TL |
Not: İflas davalarında dava değeri, alacak miktarına göre belirlenir. Nispi harç, bu değer üzerinden hesaplanır. İflas ilanı masrafları, bilirkişi ücretleri ve posta giderleri ek masraflar olarak davacıya yüklenebilir. Avukatlık ücreti AAÜT'nin altında olmamak kaydıyla müvekkil ile avukat arasında serbestçe kararlaştırılabilir.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İflas davası ne kadar sürer?
İflas davası, mahkemenin iş yüküne, dosyanın karmaşıklığına ve tarafların itirazlarına göre değişmekle birlikte ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında sonuçlanabilir. Ancak tasfiye süreci dava süresinden çok daha uzun sürebilir ve birkaç yılı bulabilir. Basit tasfiye birkaç ayda tamamlanabilirken, adi tasfiye 2-5 yıl sürebilir.
Gerçek kişiler iflas edebilir mi?
Hayır, kural olarak yalnızca tacir sıfatını taşıyan gerçek ve tüzel kişiler iflasa tabidir. Esnaf ve adi borçlular hakkında iflas yoluna gidilemez; bunlar hakkında yalnızca bireysel icra takibi yapılabilir. Ancak ticareti terk eden kişiler, terk tarihinden itibaren 1 yıl süreyle iflasa tabi olmaya devam eder.
İflas eden şirketin işçileri ne yapabilir?
İşverenin iflası halinde işçi alacakları (ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı) sıra cetvelinde imtiyazlı alacak olarak birinci sırada ödenir. Ayrıca koşulları sağlayan işçiler Ücret Garanti Fonu'ndan son 3 aya ait ödenmeyen ücretlerini alabilirler. İşçiler, iflas masasına alacak kaydı yaptırarak haklarını koruma altına almalıdır.
İflas kararına itiraz edilebilir mi?
Evet, iflas kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. İstinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 10 gündür. İstinaf incelemesi sonucuna karşı da temyiz yoluna gidilebilir. Ancak iflas kararı, kesinleşmesi beklenmeksizin verildiği andan itibaren hüküm doğurur; kanun yoluna başvuru icrayı kendiliğinden durdurmaz.
İflas ile konkordato arasındaki fark nedir?
İflas, borçlunun ticari hayatını sona erdirerek malvarlığının tasfiyesini amaçlarken; konkordato, borçlunun faaliyetine devam ederek borçlarını yeniden yapılandırmasını hedefler. İflas bir tasfiye yolu, konkordato ise bir kurtarma yoludur. 2018 yılından itibaren iflasın ertelenmesi kaldırıldığından, borca batık şirketler için konkordato en önemli çıkış yolu haline gelmiştir.
İflas masasına alacak kaydı nasıl yapılır?
İflas kararının ilanından itibaren alacaklılar, alacaklarını iflas idaresine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Alacak bildirimi ile birlikte alacağı kanıtlayan belgeler (fatura, sözleşme, mahkeme kararı vb.) sunulmalıdır. İlan ile birlikte en az 1 ay, en çok 2 ay süre verilir. Süresinde kayıt yaptırmayanlar masrafları üstlenmek kaydıyla sonradan da kayıt yaptırabilir.
Depo kararı nedir?
Depo kararı, takipli iflas davasında mahkemenin borçluya verdiği son 7 günlük ödeme fırsatıdır (İİK md. 158/2). Borçlu bu süre içinde borcu faiz ve masraflarıyla birlikte öder veya mahkeme veznesine depo ederse iflastan kurtulur; aksi halde mahkeme iflasa karar verir. Depo kararı yalnızca takipli iflasta verilir; doğrudan iflas davasında bu imkân bulunmaz.
İflasta iptal davası nedir ve kim açabilir?
İptal davası, müflisin iflasından önce alacaklılara zarar veren tasarruflarının geçersiz sayılmasını sağlayan bir dava türüdür. İflasta iptal davası açma yetkisi iflas idaresine aittir. İflas idaresi bu davayı açmazsa, her alacaklı masanın yerine geçerek açabilir. İptal davasında ivazsız tasarruflar için 2 yıl, aciz halinde yapılan işlemler için 1 yıl, zarar verme kastıyla yapılan işlemler için 5 yıl geriye dönük olarak inceleme yapılır.
18. Sonuç
İflas davası, ticari hayatın en ağır hukuki sonuçlarından birini doğurur. Müflisin tüm malvarlığının tasfiye edilmesi, alacaklıların sıra cetveline göre tatmin edilmesi ve müflisin uzun süreli hukuki kısıtlamalarla karşı karşıya kalması, bu sürecin ciddi bir hukuki danışmanlıkla yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. 2018 yılında iflasın ertelenmesi kurumunun kaldırılmasıyla birlikte borca batık şirketler için konkordato en önemli kurtarma aracı haline gelmiştir.
İflas sürecinde hem alacaklıların hem borçluların haklarını koruyabilmesi için icra iflas hukukunda deneyimli bir avukattan destek alması büyük önem taşır. Doğru strateji ve zamanında yapılan başvurularla alacaklılar alacaklarına kavuşabilir, borçlular ise olası kötüye kullanımlara karşı korunabilir. Özellikle iptal davaları, masa borcu-iflas alacağı ayrımı ve sıra cetveline itiraz gibi teknik konular profesyonel hukuki destek gerektirmektedir.
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK), md. 43, 44, 67, 68, 143, 154-166, 177-181, 182, 184, 191, 193-195, 198, 206, 218, 219, 245, 248, 251, 254, 277-284, 308/e, 312, 337/a
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), md. 15, 265, 376
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), md. 612, 631
- 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (15.03.2018)
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu
- Arslan Kaya — Türk Ticaret Kanunu Gerekçeli-Karşılaştırmalı-Notlu
- Doğan Şenyüz — Vergi Hukuku
- ACAR — Kira Hukuku Şerhi (TBK m.299-326)
- İş Hukukunda İşverenin Sorumluluğu (Asıl İşveren - Alt İşveren)
- Sosyal Güvenlik Hukuku Davaları (Uygulama - Örneklerle)
Anahtar Kelimeler: iflas davası, iflas nedir, iflas süreci, iflas şartları, iflasa tabi kişiler, iflas yolları, doğrudan iflas, takipli iflas, iflas masası, sıra cetveli, iflas tasfiyesi, depo kararı, iflasın kaldırılması, konkordato, borca batıklık, iptal davası, masa borcu, iflas alacağı, aciz belgesi, iflas idaresi, TTK 376, sermaye kaybı 2026

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.