İcrada İstihkak Davası Nedir? — 2026 Güncel Rehber: Şartları, Süreci ve Tüm Detaylar
İcra takibi sırasında borçluya ait olmayan bir malın haczedilmesi, uygulamada sıkça karşılaşılan ciddi bir hukuki sorundur. Haczedilen malın gerçek sahibi olan üçüncü kişi, mülkiyet hakkını korumak için icrada istihkak davası açarak malını hacizden kurtarabilir. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 96 ila 99. maddeleri arasında düzenlenen bu dava türü, alacaklı ile üçüncü kişi arasındaki mülkiyet uyuşmazlığını çözmek amacıyla özel bir yargılama prosedürü öngörmektedir. Bu rehberde; istihkak davasının tanımı, hukuki dayanağı, dava şartları, ispat yükü kuralları, tazminat yaptırımları ve uygulamadaki güncel gelişmeler ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
1. İstihkak Davası Nedir?
İstihkak davası, icra takibi sırasında haczedilen bir taşınır mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet veya rehin hakkı iddia etmesi durumunda, bu hakkın varlığının tespiti amacıyla açılan özel bir davadır. Dava, İİK md. 96-99 hükümleri çerçevesinde icra mahkemesinde görülür.
Bu dava türünde temel amaç, haczedilen malın gerçekten borçluya mı yoksa üçüncü bir kişiye mi ait olduğunun belirlenmesidir. İstihkak davası; alacaklının alacağına kavuşma hakkı ile üçüncü kişinin mülkiyet hakkı arasında denge kuran bir hukuki mekanizmadır.
İstihkak davası, Türk Medeni Kanunu'ndaki genel istihkak davasından (TMK md. 683) farklı olarak icra hukuku bünyesinde düzenlenmiş özel bir dava niteliği taşır. Bu nedenle genel mahkemelerde değil, icra mahkemesinde ve basit yargılama usulüne göre görülür.
2. Hukuki Dayanak: İİK Madde 96-99
İcrada istihkak davası, İİK'nın dört temel maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeler, haczedilen malın kimin elinde bulunduğuna göre farklı prosedürler öngörmektedir.
2.1. İİK Madde 96 — İstihkak İddiasının Bildirilmesi
İİK md. 96 uyarınca, borçlunun elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak göstermesi ya da üçüncü bir kişinin o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia etmesi hâlinde, icra dairesi bu iddiayı haciz tutanağına geçirir. İcra müdürü, istihkak iddiasını alacaklıya ve borçluya bildirir ve üç günlük süre içinde itirazlarını bildirmelerini ister. Bu süre içinde sessiz kalanlar, istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır.
2.2. İİK Madde 97 — Borçlunun Elindeki Malda İstihkak Davası
Alacaklı veya borçlu, istihkak iddiasına üç günlük süre içinde itiraz ederse, icra müdürü dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. İcra mahkemesi öncelikle takibin ertelenip ertelenmeyeceğine karar verir. Kural olarak, üçüncü kişiden teminat alınması karşılığında takibin ertelenmesine karar verilir.
İstihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi, icra mahkemesinin kararının tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; süresinde dava açılmazsa üçüncü kişi istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.
2.3. İİK Madde 97/a — Mülkiyet Karinesi
İİK md. 97/a hükmüne göre, bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Bu karine, istihkak davalarında ispat yükünün belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Haczedilen mal borçlunun elinde ise karine alacaklı lehine; üçüncü kişinin elinde ise karine üçüncü kişi lehine işler.
2.4. İİK Madde 98 — Çalınmış ve Zayi Edilmiş Mallar
İİK md. 98, çalınmış ve kaybedilmiş eşyalar hakkında Türk Medeni Kanunu hükümlerinin saklı olduğunu belirtir. İcra dairesi tarafından yapılan satış, TMK md. 989'daki resmi artırma hükmündedir.
2.5. İİK Madde 99 — Üçüncü Kişinin Elindeki Malda İstihkak
Haczedilen mal üçüncü kişinin elinde bulunuyorsa İİK md. 99 uygulanır. Bu durumda icra müdürü, malı haciz eder ve alacaklıya, üçüncü kişinin iddiasını dikkate alarak icra mahkemesinde istihkak davası açması için 7 günlük süre verir. Dava açılmazsa haciz kalkar.
3. İstihkak Davasının Şartları
İstihkak davasının geçerli olarak açılabilmesi ve esastan incelenebilmesi için bazı özel dava şartlarının gerçekleşmiş olması gerekir:
Genel dava şartları yanında, istihkak davasına özgü şartlar şunlardır:
- Geçerli bir icra takibinin bulunması: Takip dayanağı olan alacak gerçek ve geçerli olmalıdır. Alacağın bulunmadığı anlaşılırsa istihkak davası konusuz kalır.
- Geçerli bir haczin varlığı: Haciz işlemi usulüne uygun şekilde yapılmış olmalıdır. Hukuka aykırı haciz varsa şikâyet yoluyla haciz kaldırılabilir.
- Süresinde istihkak iddiasının ileri sürülmesi: Borçlunun elindeki mal için üçüncü kişi haciz sırasında veya öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır.
- Süresinde dava açılması: İcra mahkemesinin kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Bu şartlardan herhangi birinin eksikliği hâlinde dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
4. İspat Yükü: Borçlunun Elindeki Mal ve Üçüncü Kişinin Elindeki Mal
İstihkak davasında ispat yükünün dağılımı, malın haciz sırasında kimin elinde (zilyetliğinde) bulunduğuna göre değişir. Bu ayrım, davanın sonucunu doğrudan etkileyen en kritik hukuki meseledir.
| Durum | Davacı | İspat Yükü Kimde? | Yasal Dayanak |
|---|---|---|---|
| Mal borçlunun elinde haczedilmiş | Üçüncü kişi | Üçüncü kişi (davacı) | İİK md. 97 |
| Mal üçüncü kişinin elinde haczedilmiş | Alacaklı | Alacaklı (davacı) | İİK md. 99 |
4.1. Borçlunun Elindeki Mal (İİK md. 97)
Haczedilen mal borçlunun zilyetliğinde ise, İİK md. 97/a gereği mülkiyet karinesi borçlu (dolayısıyla alacaklı) lehine işler. İstihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi, malı ne suretle iktisap ettiğini ve malın borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve olayları göstermek ve ispat etmekle yükümlüdür.
4.2. Üçüncü Kişinin Elindeki Mal (İİK md. 99)
Haczedilen mal üçüncü kişinin zilyetliğinde ise, mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine işler. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir: Alacaklı, malın borçluya ait olduğunu ispat etmek zorundadır. Alacaklı, üçüncü kişi ile borçlu arasında muvazaalı bir işlem yapıldığını veya malın gerçekte borçluya ait olduğunu somut delillerle kanıtlamalıdır.
5. Mülkiyet Karinesi ve Karinenin Çürütülmesi
İİK md. 97/a ile düzenlenen mülkiyet karinesi, istihkak davasının merkezindeki en önemli kavramdır. Taşınır bir malı elinde bulunduran kişi, aksi ispat edilene kadar o malın maliki sayılır.
5.1. Karinenin Üçüncü Kişi Lehine İşlemesi İçin Aranan Koşullar
Yargıtay içtihatlarına göre mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine uygulanabilmesi için şu koşullar aranmaktadır:
- Haciz adresinin borçlunun bilinen takip adresi olmaması
- Ödeme emrinin haciz adresinde borçluya tebliğ edilmemiş olması
- Haciz sırasında borçluya ait belge veya eşya bulunmaması
- Borcun doğumundan önce işyerinin açılmış olması (işyeri haczinde)
5.2. Birlikte Yaşama Karinesi (İİK md. 97/a f.2)
İİK md. 97/a fıkra 2 uyarınca, borçlu ile üçüncü kişinin malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde dahi mal borçlunun elinde sayılır. Bu hüküm özellikle eşler arasındaki istihkak uyuşmazlıklarında büyük önem taşır. Borçlu ile aynı çatı altında yaşayan eş, ana-baba, çocuk veya diğer aile bireylerinin istihkak iddiasında bulunması durumunda mülkiyet karinesi borçlu (dolayısıyla alacaklı) lehine işler. Bu durumda üçüncü kişi olan aile bireyi, malın kendisine ait olduğunu kesin ve güçlü delillerle (fatura, banka dekontu, tapu kaydı gibi) ispatlamak zorundadır.
Yargıtay uygulamasında, eşlerin birlikte oturdukları evde yapılan hacizde ev eşyaları bakımından bu karinenin uygulandığı, ancak kişisel eşyalar (ziynet, miras kalan eşya gibi) bakımından ayrık durumların kabul edildiği görülmektedir.
5.3. Karinenin Çürütülmesi
Mülkiyet karinesi kesin bir karine değil, adi (aksinin ispatı mümkün) bir karinedir. Karineyi çürütmek isteyen taraf, her türlü delille (tanık dahil) aksini ispat edebilir. Uygulamada en sık başvurulan çürütme yöntemleri arasında organik bağ iddiası, muvazaa iddiası ve fiili durumun tespiti yer almaktadır.
6. Organik Bağ ve Muvazaa İddiaları
İstihkak davalarında alacaklılar, özellikle borçlu şirketin faaliyetlerini başka bir şirket üzerinden sürdürdüğü durumlarda organik bağ veya muvazaa iddiasında bulunarak mülkiyet karinesini çürütmeye çalışır.
6.1. Organik Bağ Kriterleri
Yargıtay kararlarına göre organik bağın varlığını gösteren başlıca olgular şunlardır:
- Borçlu şirkete ait belgelerin davalı şirketin işyerinde bulunması
- İki şirket arasında devir ilişkisinin olması
- İki şirketin aynı merkezden yönetilmesi
- Ticaret sicilinde kayıtlı adreslerin aynı olması
- Faaliyet alanlarının ve müşteri çevrelerinin örtüşmesi
- Çalışanların önemli ölçüde aynı olması
- Şirket ortaklarının aynı kişiler veya yakın akrabalar olması
- Borçlu şirket temsilcisinin haciz mahallinde görülmesi
- Şirketler arasında iktisadi bütünlük bulunması
6.2. Muvazaa ile Organik Bağ Ayrımı
Organik bağ kurumu ile muvazaa benzer görünse de hukuki nitelikleri farklıdır. Organik bağda farklı şirketlerin belirli koşullar altında aynı borçtan sorumlu tutulması söz konusuyken; muvazaada işlemin gerçek iradenin gizlenmesi amacıyla yapılması esastır.
6.3. Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
Tüzel kişilik perdesinin aralanması (piercing the corporate veil) teorisi, istihkak davalarında özellikle şirketler arası ilişkilerde gündeme gelen önemli bir hukuki kavramdır. Bu teori, bir şirketin tüzel kişiliğinin arkasına sığınarak borçlardan kaçınmasının önüne geçmeyi amaçlar. Yargıtay, özellikle borçlu şirketin mal varlığını başka bir şirkete devrettiği, ortakların aynı kişilerden oluştuğu ve şirketlerin fiilen aynı faaliyeti sürdürdüğü durumlarda tüzel kişilik perdesinin aralanmasına karar vermektedir. Bu durumda üçüncü kişi konumundaki şirketin istihkak iddiası reddedilerek haczedilen malların borçlu şirkete ait olduğu kabul edilmektedir.
7. İstihkak Davasında Yargılama Usulü
7.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
İstihkak davasında görevli mahkeme icra mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir. Taraflar yetki itirazında bulunabilir; ancak kesin yetki kuralı söz konusu değildir.
7.2. Yargılama Usulü
İstihkak davası basit yargılama usulüne göre görülür (İİK md. 97). Dava, diğer davalardan önce incelenir ve karara bağlanır. Her türlü delil ileri sürülebilir: tanık beyanı, bilirkişi raporu, keşif, belge ve senet incelenmesi gibi.
7.3. Takibin Ertelenmesi
İcra mahkemesi, istihkak davasının açılması üzerine takibin ertelenip ertelenmeyeceğine karar verir. Kural olarak, üçüncü kişiden teminat alınması karşılığında takibin ertelenmesine karar verilir. Ancak mahkeme, dosya kapsamına göre takibin devamına da karar verebilir.
7.4. Dava Süresi
İstihkak davaları basit yargılama usulüne tabi olduğundan, uygulamada ortalama 3 ila 9 ay arasında sonuçlanmaktadır. Ancak bilirkişi incelemesi, istinaf yoluna başvuru gibi sebepler süreyi uzatabilir.
8. Tazminat Yaptırımları
İstihkak davasında haksız çıkan taraf için İİK önemli tazminat yaptırımları öngörmektedir:
| Durum | Tazminat Oranı | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Üçüncü kişi haksız çıkarsa (dava reddedilirse) | Alacaklının alacağından istifası geciken miktarın en az %20'si | İİK md. 97 f.13 |
| Alacaklı veya borçlu kötü niyetli çıkarsa (dava kabul edilirse) | Haczolunan malın değerinin en az %15'i | İİK md. 97 f.14 |
8.1. Üçüncü Kişi Aleyhine Tazminat (%20)
İstihkak davası üzerine takibin ertelenmesine karar verilmiş ve neticede dava reddolunmuşsa, alacaklının alacağından bu dava sebebiyle istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacı üçüncü kişiden tazminat alınmasına hükmolunur. Bu tazminat, haksız yere takibi geciktiren üçüncü kişiye yönelik bir yaptırımdır.
8.2. Alacaklı veya Borçlu Aleyhine Tazminat (%15)
İstihkak davası kabul edilir ve istihkak iddiasına itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse, haczolunan malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına hükmolunur. Burada kötü niyet şartı aranması önemli bir ayrımdır.
9. İstihkak Davası ile İlgili Özel Durumlar
9.1. Menfi Tespit Davası ile İlişki
Borçlu tarafından alacağa karşı açılan menfi tespit davası istihkak davası bakımından bekletici mesele yapılabilir. Alacağın bulunmadığı kesinleşirse istihkak davası konusuz kalır; çünkü ortada geçerli bir takip kalmaz.
9.2. İcra Takibinde Birden Fazla İstihkak İddiası
Aynı icra dosyasında birden fazla mal haczedilmiş ve farklı kişiler tarafından istihkak iddiasında bulunulmuş olabilir. Her bir mal için ayrı ayrı istihkak davası açılabileceği gibi, aynı davacı tarafından tüm mallar için tek bir dava da açılabilir.
9.3. Taşınmazlarda İstihkak
İcradaki istihkak davası kural olarak taşınır mallar için söz konusudur. Taşınmazlar bakımından tapu sicili esas alındığından, taşınmaz üzerindeki hak iddiaları tapu iptali ve tescil davası ile ileri sürülür. Ancak tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlarda istihkak davası gündeme gelebilir.
9.4. İstihkak Davasından Feragat
Üçüncü kişi, istihkak davasından her aşamada feragat edebilir. Feragat hâlinde dava konusu mal üzerindeki haciz kesinleşir ve alacaklı satış talep edebilir.
9.5. Haciz İhbarnamesi (İİK md. 89) ve İstihkak İlişkisi
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir durum da İİK md. 89 kapsamında gönderilen haciz ihbarnamelerinin istihkak davasıyla ilişkisidir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki (özellikle bankalardaki) alacak ve hakları için gönderilen haciz ihbarnamesine üçüncü kişi tarafından itiraz edilmesi hâlinde, alacaklı bu itirazın aksini ispat etmek üzere icra mahkemesinde dava açabilir. Bu dava, İİK md. 89/4 uyarınca açılan bir dava olup klasik istihkak davasından farklı niteliktedir. Banka hesaplarına konulan hacizlerde, bankanın borçluya ait hesapta yeterli bakiye bulunmadığını veya hesabın üçüncü kişiye ait olduğunu bildirmesi durumunda, alacaklının aksini ispatlaması gerekmektedir. Yargıtay, banka mevduatları bakımından hesap sahibinin kim olduğunun banka kayıtlarından belirlenmesi gerektiğini ve hesap sahibi olarak görünen kişinin üçüncü kişi sayılacağını içtihat etmektedir.
9.6. Mahcuz Malın Dava Sırasında Satılması (İİK md. 97/10)
İİK md. 97 fıkra 10 uyarınca, istihkak davası devam ederken mahcuz (haczedilen) malın paraya çevrilmiş olması durumunda, icra hâkimi işin esasına ilişkin kararını satış bedelinin yatırıldığı para üzerinden verir. Yani dava konusu mal satılmış olsa bile istihkak davası konusuz kalmaz; davanın konusu malın kendisinden satış bedeline dönüşür. Dava kabul edilirse satış bedeli üçüncü kişiye ödenir; reddedilirse alacaklıya kalır.
9.7. İflasta İstihkak Davası (İİK md. 228)
İflas prosedüründe de istihkak iddiası gündeme gelebilir. İİK md. 228 uyarınca, iflas masasına dahil edilen bir mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet iddiasında bulunması hâlinde iflas idaresi bu iddiayı kabul veya reddeder. Ret durumunda üçüncü kişi, iflas masasına karşı ticaret mahkemesinde (asliye hukuk mahkemesinde) istihkak davası açabilir. İflasta istihkak davası, icradaki istihkak davasından farklı olarak genel mahkemelerde görülür ve genel hükümlere tabidir. İflasta istihkak davasında ispat yükü, malı talep eden üçüncü kişi üzerindedir.
10. İcra Takibinin Ertelenmesi ve Devamı Kararı
İstihkak davasının açılmasıyla birlikte icra mahkemesinin ilk vereceği karar, takibin ertelenmesi veya devamına ilişkindir. Bu karar, tarafların hakları açısından son derece önemlidir.
Takibin ertelenmesi kararı verildiğinde:
- Haczedilen malın satışı durur
- Üçüncü kişiden genellikle teminat istenir
- Dava sonuçlanana kadar mal muhafaza altında kalır
Takibin devamı kararı verildiğinde:
- Malın satışı gerçekleştirilebilir
- Ancak satış bedeli, dava sonuçlanıncaya kadar icra kasasında tutulur
- Üçüncü kişi lehine karar verilirse satış bedeli üçüncü kişiye ödenir
11. İstihkak Davasının Sonuçları
11.1. Davanın Kabulü
İcra mahkemesi, üçüncü kişinin haczedilen mal üzerindeki hakkının varlığına kanaat getirirse davanın kabulüne karar verir. Bu kararın kesinleşmesiyle birlikte dava konusu mal üzerindeki haciz kalkar ve mal üçüncü kişiye iade edilir. Alacaklının veya borçlunun kötü niyeti varsa İİK md. 97 uyarınca mal değerinin en az %15'i oranında tazminata hükmolunur.
11.2. Davanın Reddi
İcra mahkemesi üçüncü kişiyi haksız bulursa istihkak davasının reddine karar verir. Bu karar bir tespit hükmü niteliğindedir: Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olmadığı ve haczin geçerli olduğu tespit edilmiş olur. Takibin ertelenmesi kararı verilmiş ise, alacaklının alacağından istifası geciken miktarın en az %20'si oranında tazminata hükmolunur.
11.3. Kanun Yolları
İstihkak davasında verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. İstinaf incelemesi sonucunda verilen karara karşı ise temyiz yoluna gidilebilir. 2026 yılı itibarıyla icra mahkemelerinde verilen kararlar bakımından istinaf parasal sınırı 119.000 TLdir; bu tutarın altında kalan uyuşmazlıklarda verilen kararlar kesindir.
11.4. Kararın Kesinleşmesi ve İcrası
İstihkak davasının kabulüne ilişkin kararlar, mülkiyetin tespiti ile doğrudan ilgili olduğundan kesinleşmeden icraya konulamaz. Bu nedenle istihkak davasının kabulü kararı verilse bile, karar kesinleşmeden haciz kalkmaz ve mal üçüncü kişiye iade edilmez. Tarafların istinaf veya temyiz yoluna başvurması hâlinde kararın kesinleşmesi beklenmelidir. Buna karşılık davanın reddi kararı, takibin devamı açısından kesinleşme beklenmeksizin hüküm ifade eder.
12. 2026 Yılı Güncel Masraf ve Harç Bilgileri
İstihkak davası açarken 2026 yılında ödenmesi gereken başlıca harç ve masraflar şunlardır:
| Masraf Kalemi | 2026 Tutarı |
|---|---|
| İcra mahkemesi başvurma harcı | 335,20 TL |
| Nispi karar ve ilam harcı | Binde 68,31 (dava değeri üzerinden) |
| Tebligat gideri (tahmini) | Yaklaşık 500-700 TL |
| Bilirkişi ücreti (gerekirse) | Mahkeme takdirine göre değişir |
| Vekâlet ücreti (AAÜT — icra mahkemesi) | 18.000 TL (maktu, karşı tarafa yükletilen) |
Not: Nispi harç, haczedilen malın değeri üzerinden hesaplanır. Dava sonunda haksız çıkan taraf, karşı tarafın yargılama giderlerini ve vekâlet ücretini ödemekle yükümlüdür.
13. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İstihkak davası ne kadar sürer?
İstihkak davaları basit yargılama usulüne göre görüldüğünden, uygulamada ortalama 3 ila 9 ay arasında sonuçlanmaktadır. Bilirkişi incelemesi veya kanun yoluna başvuru gibi durumlarda bu süre uzayabilir.
İstihkak davasını kim açar?
Haczedilen mal borçlunun elinde ise istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi, malın kendi elinde haczedilmesi hâlinde ise alacaklı istihkak davası açar. İİK md. 97'de üçüncü kişi davacı, İİK md. 99'da alacaklı davacıdır.
İstihkak davasında ispat yükü kime aittir?
İspat yükü, malın haciz sırasında kimin elinde bulunduğuna göre değişir. Mal borçlunun elinde ise ispat yükü üçüncü kişiye, üçüncü kişinin elinde ise alacaklıya aittir. Bu ayrım İİK md. 97/a'daki mülkiyet karinesinden kaynaklanmaktadır.
İstihkak davası açma süresi ne kadardır?
İcra mahkemesinin takibin ertelenmesi veya devamı kararının tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması hâlinde üçüncü kişi istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.
İstihkak davası hangi mahkemede açılır?
İstihkak davası, icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesinde açılır. Genel mahkemelerin (asliye hukuk vb.) görev alanında değildir.
İstihkak davasında tazminat ne kadardır?
Dava reddedilirse üçüncü kişi, alacaklının alacağından istifası geciken miktarın en az %20'si oranında tazminat öder. Dava kabul edilir ve alacaklının kötü niyeti ispatlanırsa, haczedilen malın değerinin en az %15'i oranında tazminata hükmolunur.
Taşınmazlar için istihkak davası açılabilir mi?
Kural olarak icradaki istihkak davası taşınır mallar için geçerlidir. Taşınmazlarda tapu sicili esas alındığından mülkiyet uyuşmazlıkları tapu iptal ve tescil davası yoluyla çözülür. Ancak tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlarda istihkak davası gündeme gelebilir.
Eşimin borcundan dolayı evdeki eşyalar haczedildi, ne yapabilirim?
Eşlerin birlikte yaşadığı konutta yapılan hacizde İİK md. 97/a fıkra 2 gereği birlikte zilyetlik karinesi uygulanır ve mallar borçlunun elinde sayılır. Bu durumda diğer eş, istihkak davası açarak haczedilen eşyaların kendisine ait olduğunu fatura, banka dekontu, düğün takı listesi gibi belgelerle ispatlamalıdır. Kişisel eşyalar ve ziynet eşyaları bakımından Yargıtay daha esnek bir değerlendirme yapmaktadır.
Haciz ihbarnamesine itiraz ettim, sonra ne olur?
İİK md. 89 kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz etmeniz hâlinde, alacaklı itirazınızın aksini ispat etmek için icra mahkemesinde dava açabilir. Bu dava, klasik istihkak davasından farklı bir prosedüre tabidir ve alacaklı ispat yükü altındadır.
İstihkak davası sırasında mal satılırsa ne olur?
İİK md. 97/10 uyarınca, dava devam ederken haczedilen mal satılmışsa dava konusuz kalmaz; davanın konusu satış bedeline dönüşür. Dava kabul edilirse satış bedeli üçüncü kişiye, reddedilirse alacaklıya ödenir.
İflasta istihkak davası nerede açılır?
İflasta istihkak davası, icradaki istihkak davasından farklı olarak ticaret mahkemesinde (asliye hukuk mahkemesinde) açılır ve genel hükümlere göre görülür. İcra mahkemesinin görev alanına girmez.
14. Sonuç
İcrada istihkak davası, haciz işlemlerinde borçluya ait olmayan malların korunması açısından hayati bir hukuki mekanizmadır. İİK md. 96-99 arasında düzenlenen bu dava türünde; malın kimin elinde haczedildiği ispat yükünün dağılımını, mülkiyet karinesi ise davanın sonucunu doğrudan etkiler. Üçüncü kişinin haksız çıkması hâlinde en az %20, alacaklının kötü niyetli çıkması hâlinde ise en az %15 oranında tazminat yaptırımı öngörülmesi, tarafları dava açarken dikkatli olmaya zorlamaktadır.
İstihkak davasında 7 günlük hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması, ispat yükü kurallarına uygun delil toplanması ve organik bağ ile muvazaa iddialarının somut delillerle desteklenmesi büyük önem taşır. Özellikle eşler ve aile bireyleri arasında birlikte yaşama karinesinin (İİK md. 97/a f.2) doğru değerlendirilmesi, ticari ilişkilerde şirketler arası organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması iddialarının somut olgularla desteklenmesi, haciz ihbarnamelerine yapılan itirazların doğru yönetilmesi ve iflasta istihkak prosedürünün icradaki istihkak prosedüründen ayrıştırılması, bu dava türünün pratik uygulamasında dikkat edilmesi gereken kritik hususlardır. İstihkak davası sürecinde uzman bir icra avukatı ile çalışılması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önemle tavsiye edilir.
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, md. 89, 96, 97, 97/a, 98, 99, 228
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 683, 985, 989
- Kodaloğlu — İcra İflas Hukuku
- Akıntürk — Medeni Hukuk (Mülkiyet karinesi ve zilyetlik bölümü)
- Açıklamalı - İçtihatlı Asliye Hukuk Mahkemeleri - Sınırlı Ayni Haklar (Yargıtay içtihat derlemesi)
- 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), Resmi Gazete 04.11.2025
Anahtar Kelimeler: istihkak davası, istihkak davası nedir, icrada istihkak davası, İİK 96, İİK 97, İİK 99, İİK 89, İİK 228, istihkak davası şartları, istihkak davası ispat yükü, mülkiyet karinesi, hacizde istihkak, istihkak davası süresi, istihkak davası tazminat, üçüncü kişinin istihkak iddiası, organik bağ istihkak, tüzel kişilik perdesinin aralanması, birlikte yaşama karinesi, haciz ihbarnamesi istihkak, iflasta istihkak davası, eşler arasında istihkak, istihkak davası 2026

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.