Sözleşme Feshi ve Cayma Hakkı Nedir? 2026 Güncel Rehber: Şartları, Türleri ve Tüm Detaylar
Sözleşme feshi, hukuk hayatında en sık karşılaşılan uyuşmazlık konularından biridir. Bir iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden, internet alışverişlerinde cayma hakkının kullanılmasına kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkan bu kavram, hem bireyler hem de ticari işletmeler açısından büyük önem taşır. Bu rehberde sözleşme feshinin hukuki niteliğini, türlerini, cayma hakkının kapsamını ve 2026 yılı güncel verilerini detaylı şekilde ele alıyoruz.
1. Sözleşme Feshi Nedir? Hukuki Tanım ve Niteliği
Sözleşme feshi, taraflardan birinin tek taraflı irade beyanıyla mevcut bir sözleşme ilişkisini ileriye dönük olarak sona erdirmesidir. Fesih, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliği taşır; karşı tarafın kabulüne gerek yoktur, beyanın ulaşmasıyla hüküm doğurur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde fesih, özellikle sürekli edimli sözleşmelerde (kira sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, vekâlet sözleşmesi, acentelik sözleşmesi gibi) uygulama alanı bulur. Ani edimli sözleşmelerde ise sözleşmeden "dönme" kavramı kullanılır. Bu ayrım hukuki sonuçlar açısından kritik öneme sahiptir: fesih ileriye etkili (ex nunc) sonuç doğururken, dönme geriye etkili (ex tunc) sonuç doğurur ve tarafları iade yükümlülüğü altına sokar.
Bozucu yenilik doğuran hak olarak fesih beyanı, karşı tarafa ulaştığı anda kesin olarak hüküm doğurur. Bu nedenle fesih beyanının geri alınması ancak beyan karşı tarafa ulaşmadan önce veya aynı anda ulaşan bir geri alma bildirimiyle mümkündür. Fesih beyanı şarta bağlanamaz; aksi hâlde geçersiz sayılır.
2. Sözleşme Feshi ile Sözleşmeden Dönme Arasındaki Farklar
Uygulamada sıklıkla birbiriyle karıştırılan bu iki kavram, farklı hukuki rejimlere tabidir.
| Özellik | Sözleşme Feshi | Sözleşmeden Dönme |
|---|---|---|
| Uygulama alanı | Sürekli edimli sözleşmeler (kira, hizmet, vekâlet) | Ani edimli sözleşmeler (satış, eser) |
| Etkisi | İleriye dönük (ex nunc) | Geriye dönük (ex tunc) |
| İade yükümlülüğü | Geçmiş edimler korunur | Taraflar aldıklarını iade eder |
| Hukuki dayanak | TBK md. 328–333 (kira), TBK md. 430–438 (hizmet) | TBK md. 125 (borçlu temerrüdü), TBK md. 227 (satış) |
| Tazminat | Olumlu zarar (ifa menfaati) | Olumsuz zarar (güven zararı) veya olumlu zarar (seçimlik) |
| Hâkim müdahalesi | Kural olarak gerekmez | Kural olarak gerekmez, ancak TBK md. 138 uyarlamasında gerekir |
Sözleşmeden dönme, TBK md. 125 uyarınca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüde düşmesi ve verilen ek süreye rağmen borcunu ifa etmemesi hâlinde kullanılabilir. Dönme hakkını kullanan alacaklı, borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini de talep edebilir.
3. Sözleşme Feshinin Türleri
3.1. Olağan Fesih (Süreli Fesih)
Belirli süreli sözleşmelerde sürenin dolmasıyla birlikte sözleşme kendiliğinden sona erer. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise taraflardan her biri, yasal bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Örneğin belirsiz süreli kira sözleşmelerinde TBK md. 328 uyarınca yasal fesih bildirim sürelerine uyulması gerekir.
3.2. Haklı Nedenle Fesih (Olağanüstü Fesih)
Sözleşmenin devamını çekilmez kılan haklı bir sebebin varlığında, süreye bakılmaksızın sözleşme derhâl feshedilebilir. TBK md. 435 hizmet sözleşmeleri için bu hakkı özel olarak düzenlemiştir: "Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir." Haklı nedenle fesih hakkı, tüm sürekli edimli sözleşmelerde geçerli bir genel ilkedir.
3.3. İradi Fesih ve Kanuni Fesih
İradi fesih, tarafların sözleşmede önceden belirledikleri koşulların gerçekleşmesi hâlinde kullanılır (cezai şart içeren sözleşmelerde olduğu gibi). Kanuni fesih ise doğrudan yasadan kaynaklanan bir haktır; örneğin kiracının kira bedelini ödememesi hâlinde kiraya verenin TBK md. 315 uyarınca fesih hakkı kanundan doğar.
3.4. Peşin Ödeme Yoluyla Fesih
İşveren, belirsiz süreli iş sözleşmesini bildirim sürelerine ilişkin ücret tutarını peşin ödemek suretiyle de feshedebilir (İş Kanunu md. 17/5). Bu hâlde bildirim süresi beklenmez; sözleşme derhâl sona erer. Peşin ödeme, brüt ücret üzerinden hesaplanır ve giydirilmiş ücret (ikramiye, yol-yemek gibi ek menfaatler) dahil değildir.
4. İkale: Karşılıklı Anlaşma ile Sözleşmenin Sona Erdirilmesi
İkale (bozma sözleşmesi), tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleriyle mevcut sözleşmeyi sona erdirmeleridir. Fesihten farklı olarak tek taraflı bir irade beyanı değil, iki taraflı bir sözleşmedir. İkale, sözleşme özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak Türk hukukunda kabul görmektedir.
4.1. İkalenin Fesihten Farkları
İkale, fesih niteliği taşımadığından feshe bağlanan hukuki sonuçlar (ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, iş güvencesi hükümleri gibi) doğrudan uygulanmaz. Bu nedenle özellikle iş hukukunda ikalenin geçerliliği Yargıtay tarafından sıkı bir denetime tabi tutulmaktadır.
4.2. Makul Yarar Ölçütü
Yargıtay, özellikle ikale teklifinin işverenden geldiği hâllerde, işçiye makul bir yarar (ek ödeme) sağlanıp sağlanmadığını denetlemektedir. Salt kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi yeterli görülmemekte; işçiye bunların üzerinde bir menfaat sağlanması aranmaktadır. Aksi hâlde ikalenin geçersiz olduğu, gerçekte işverence yapılmış bir fesih bulunduğu kabul edilmektedir.
4.3. İkalede Dikkat Edilmesi Gerekenler
İkale sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalı; işçinin serbest iradesinin korunduğu açıkça ortaya konmalıdır. İkale ile işten ayrılan işçi, kural olarak işsizlik sigortasından yararlanamaz. Bu nedenle ikale teklifinin işçiye tüm sonuçlarıyla birlikte açıklanması büyük önem taşır.
5. Borçlu Temerrüdü ve Sözleşmeden Dönme Prosedürü
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borcun zamanında yerine getirilmemesi, alacaklıya önemli haklar tanır. Bu süreç aşamalı olarak işler:
Adım 1 — Ek süre verilmesi: TBK md. 123 uyarınca alacaklı, temerrüde düşen borçluya borcun ifası için uygun bir süre verir. Bu süre, borcun niteliğine ve kapsamına göre makul olmalıdır.
Adım 2 — Seçimlik hakların kullanılması: Verilen süre sonunda borçlu borcunu ifa etmezse, TBK md. 125 uyarınca alacaklı şu üç seçimlik haktan birini kullanır:
- Borcun aynen ifasını ve gecikme tazminatını talep etmek
- Borcun ifasından vazgeçip müspet (olumlu) zararın tazminini istemek
- Sözleşmeden dönerek menfi (olumsuz) zararın tazminini istemek
Ek süre verilmesini gerektirmeyen hâller (TBK md. 124): Borçlunun ifadan açıkça kaçınması, borcun belirli bir zamanda ifa edilmemesinin anlamsız hâle gelmesi (kesin vadeli işlemler) veya borcun ifasının objektif olarak imkânsızlaşması gibi durumlarda ek süre vermeye gerek yoktur.
Seçimlik hakkın kullanılmasında dikkat edilecek husus: Alacaklı, üç seçimlik haktan birini kullandığını bildirdikten sonra bu seçiminden tek taraflı olarak dönemez. Seçim hakkının kullanılması, yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup karşı tarafa ulaşmakla kesinleşir.
6. İfa İmkânsızlığı ve Aşırı İfa Güçlüğü
6.1. Tam İfa İmkânsızlığı (TBK md. 136)
TBK md. 136 uyarınca, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona erer. Borçlu, karşı taraftan aldığı edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri verir. Borçlunun kusuru varsa alacaklı, uğradığı zararın giderilmesini talep edebilir.
6.2. Kısmi İfa İmkânsızlığı (TBK md. 137)
Borcun bir kısmının ifası imkânsızlaşırsa, borçlu yalnızca imkânsızlaşan kısımdan kurtulur. Ancak kısmi imkânsızlık önceden öngörülseydi sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer.
6.3. Aşırı İfa Güçlüğü (TBK md. 138)
TBK md. 138 uyarınca, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkar ve mevcut koşullar borçlu aleyhine dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede değişirse, borçlu hâkimden öncelikle sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi talep edebilir.
Bu hükmün uygulanabilmesi için dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: sözleşmenin kurulmasından sonra olağanüstü bir değişikliğin meydana gelmesi, bu değişikliğin öngörülemez nitelikte olması, değişikliğin borçludan kaynaklanmaması ve borçlunun henüz borcunu ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması. Dikkat edilmesi gereken husus, asıl amacın sözleşmeyi ayakta tutmak olduğu; dönme ancak son çare (ultima ratio) olarak uygulanmasıdır.
7. Fesih Hakkının Sınırları: Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması
Sözleşme feshi hakkının kullanılması, TMK md. 2 uyarınca dürüstlük kuralına tabidir. Hakkın kötüye kullanılması hâlinde fesih geçersiz sayılabilir veya tazminat yükümlülüğü doğurabilir. Özellikle şu durumlar hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmektedir:
- Fesih hakkının salt karşı tarafa zarar vermek amacıyla kullanılması
- Fesih için öne sürülen nedenin gerçek olmayıp bahane niteliği taşıması
- Fesih zamanlamasının kasıtlı olarak karşı tarafı en çok zarara uğratacak şekilde belirlenmesi
- Kendi kusuruyla fesih sebebi yaratıp bu sebebe dayanarak fesih hakkını kullanma
İş hukukunda işverenin kötüniyet tazminatı yükümlülüğü (İş Kanunu md. 17/6: ihbar süresinin 3 katı tutarında tazminat) bu ilkenin somut bir yansımasıdır.
8. Cayma Hakkı: Tüketici Sözleşmelerinde Özel Düzenleme
Cayma hakkı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ile yalnızca tüketiciye tanınmış özel bir sözleşmeden dönme hakkıdır. Cayma hakkının en önemli özelliği, herhangi bir gerekçe gösterilmesine gerek olmamasıdır; tüketici, sözleşme kurulduktan sonra belirli süre içinde hiçbir neden belirtmeden ve cezai şart ödemeden sözleşmeden cayabilir.
Cayma Hakkı Süreleri
| Sözleşme Türü | Cayma Süresi | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Mesafeli sözleşmeler | 14 gün | TKHK md. 48/4, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği |
| İş yeri dışında kurulan sözleşmeler | 14 gün | TKHK md. 47 |
| Tüketici kredileri | 14 gün | TKHK md. 24 |
| Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler | 14 gün | TKHK md. 49/5 |
| Ön ödemeli konut satışları | 14 gün cayma + 24 aya kadar dönme hakkı (dönme cezası ile) | TKHK md. 45 |
| Devre tatil sözleşmeleri | 14 gün | TKHK md. 50 |
Mesafeli sözleşmelerde 14 günlük cayma süresi, malın tüketiciye tesliminden itibaren başlar. Hizmet sözleşmelerinde ise süre, sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren işler. Satıcı, cayma hakkı konusunda tüketiciyi bilgilendirmemişse, cayma hakkı süresi 14 gün yerine 14 gün + 1 yıl olarak uzar.
Sigorta sözleşmelerinde ve bireysel emeklilik sözleşmelerinde cayma hakkı süreleri, ilgili özel mevzuatta tüketici lehine farklı düzenlemeler içerebilir.
9. Cayma Hakkının Kullanılması ve İade Süreci
9.1. Bildirim Şekli
Tüketici, cayma hakkını kullandığına dair iradesini yazılı olarak ya da kalıcı veri saklayıcısı (e-posta, SMS, faks) aracılığıyla satıcıya bildirir. İspat yükü tüketicidedir; bu nedenle noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü mektup gibi belgelenebilir yöntemler tercih edilmelidir.
9.2. Para İadesi
Satıcı, cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren 14 gün içinde tahsil ettiği tüm ödemeleri (varsa teslimat masrafları dâhil) tüketiciye iade etmekle yükümlüdür. İade, tüketicinin kullandığı ödeme aracına uygun şekilde ve tek seferde yapılmalıdır.
9.3. Ürün İadesi ve Kargo Masrafları
Tüketici, cayma hakkını kullanması hâlinde ürünü 10 gün içinde satıcıya iade etmelidir. Kargo masrafları kural olarak tüketiciye aittir; ancak sözleşmede aksine bir hüküm varsa satıcı bu masrafı karşılar. Ürün, olağan incelemenin ötesinde kullanılmış veya ambalajı açılmışsa satıcı, değer azalması tazminatı talep edebilir. Ancak tüketicinin mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan tüketici sorumlu tutulamaz.
10. Cayma Hakkının Kullanılamadığı Hâller
Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca, aşağıdaki durumlarda cayma hakkı kullanılamaz:
- Fiyatı finansal piyasadaki dalgalanmalara bağlı olan ürünler
- Tüketicinin istekleri doğrultusunda özel olarak hazırlanan veya kişiye özelleştirilen ürünler
- Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek ürünler
- Ambalajı açılmış olan kozmetik ve kişisel bakım ürünleri
- Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür gibi koruyucuları açılmış; iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayan ürünler
- Gazete, dergi gibi süreli yayınlar
- Dijital içerik (indirme veya kullanım başlamışsa)
- Belirli bir tarihe veya döneme bağlı olarak yapılan konaklama, eşya taşıma, araç kiralama, yiyecek-içecek hizmetleri
- Tüketicinin finansal kiralama (leasing) yoluyla elde ettiği mallarda cayma hakkı
11. Kira Sözleşmesinin Feshi
Kira sözleşmelerinde fesih, TBK'nın özel hükümleriyle ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı koruma ilkeleri geçerlidir.
Belirli süreli kira sözleşmesinde: Kiracı, sözleşme süresinin bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK md. 347). Kiraya veren ise 10 yıllık uzama süresinin sonunda aynı bildirim süresine uyarak fesih talebinde bulunabilir.
Belirsiz süreli kira sözleşmesinde: TBK md. 328 ve 329 uyarınca yasal fesih bildirim sürelerine (taşınmaz kirasında 3 aylık fesih bildirim süresi) uyularak feshedilebilir.
Kiracının temerrüdü nedeniyle fesih: Kiracı, kira bedelini ödemede temerrüde düşerse kiraya veren, konut ve çatılı iş yeri kirasında yazılı olarak en az 30 gün süre vererek, bu süre içinde ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir (TBK md. 315). Bu bildirim, TBK md. 123 anlamında ek süre verme niteliği taşır. Bir kira yılı içinde iki haklı ihtar çekilmesi de tahliye sebebi oluşturur (TBK md. 352/2).
Kiracının özen ve saygı borcuna aykırılığı: Kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun kullanma ve komşulara saygı gösterme borcunu ihlâl ederse, kiraya veren en az 30 gün süre vererek aykırılığın giderilmesini ister; giderilmezse sözleşmeyi fesheder (TBK md. 316).
12. İş Sözleşmesinin Feshi
İş sözleşmesinin feshi, 4857 sayılı İş Kanunu ve TBK hükümleri çerçevesinde özel kurallara tabidir. Detaylı bilgi için İhbar Tazminatı Rehberi ve Kıdem Tazminatı Rehberi yazılarımıza göz atabilirsiniz.
Bildirim süreleri: İş Kanunu md. 17 uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bildirim süreleri çalışma süresine göre değişir:
| Çalışma Süresi | Bildirim Süresi |
|---|---|
| 6 aydan az | 2 hafta |
| 6 ay – 1,5 yıl | 4 hafta |
| 1,5 yıl – 3 yıl | 6 hafta |
| 3 yıldan fazla | 8 hafta |
Bu sürelere uyulmadan yapılan fesihte ihbar tazminatı ödenir.
Haklı nedenle fesih: İşveren İK md. 25, işçi ise İK md. 24 uyarınca haklı nedenle sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Haklı nedenler; sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller ve zorlayıcı sebepler olarak üç grupta sınıflandırılmıştır.
Haklı fesihte hak düşürücü süre: İK md. 26 uyarınca, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih hakkı, bu olayın öğrenilmesinden itibaren 6 iş günü ve her hâlde olayın gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır. Bu sürelerin geçirilmesi hâlinde haklı nedenle fesih hakkı düşer.
İş güvencesi kapsamındaki fesih: En az 30 işçi çalıştıran iş yerlerinde, en az 6 ay kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, geçerli bir sebep olmadan feshedilemez (İK md. 18). Geçersiz fesih hâlinde işçi, işe iade davası açabilir.
13. Tacirler Arası Sözleşmelerde Fesih: Şekil Şartları
Ticari hayatta sözleşme feshi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında ek şekil şartlarına tabidir. TTK md. 18/3 uyarınca tacirler arasında fesih ihbar ve ihtarlarının geçerli olabilmesi için noter aracılığıyla, iadeli taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi (KEP) ile yapılması zorunludur.
Bu şekil şartına uyulmaması hâlinde fesih bildirimi hukuken geçerlilik kazanmaz. Özellikle acentelik sözleşmesinin feshinde (TTK md. 121), franchise sözleşmelerinde ve distribütörlük sözleşmelerinde bu kurala titizlikle uyulmalıdır.
14. Sözleşme Feshinde Tazminat Hakları
Haksız veya usulsüz fesih, tazminat yükümlülüğü doğurur. Tazminatın türü ve miktarı, feshin niteliğine ve sözleşme türüne göre değişir.
Olumlu zarar (müspet zarar): Sözleşme gereği gibi ifa edilseydi alacaklının elde edeceği menfaattir. Haksız fesih hâlinde talep edilir.
Olumsuz zarar (menfi zarar): Sözleşmenin geçerliliğine güvenilerek yapılan masraflar ve kaçırılan fırsatların karşılığıdır. Sözleşmeden dönme hâlinde talep edilebilir.
İş sözleşmelerinde: İhbar tazminatı (bildirim süresine uyulmaması), kıdem tazminatı (belirli koşullarla), kötüniyet tazminatı (ihbar süresinin 3 katı) ve iş güvencesi tazminatı (4–8 aylık ücret) talep edilebilir.
Eser sözleşmesinde: İş sahibi, TBK md. 484 uyarınca yüklenicinin o güne kadarki harcamalarını ve kâr kaybını tazmin ederek sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Bu, iş sahibine tanınan istisnai bir tek taraflı fesih hakkıdır.
Acentelik sözleşmesinde: Acentelik sözleşmesinin haksız feshinde, acente TTK md. 122 uyarınca denkleştirme tazminatı talep edebilir. Denkleştirme tazminatı, acentenin müvekkile kazandırdığı yeni müşteriler veya mevcut müşterilerle iş hacminin artırılması karşılığında hakkaniyet gereği ödenir.
15. Sözleşme Feshinde Usul ve Şekil Şartları
Fesih beyanının geçerliliği, bazı sözleşme türlerinde şekil şartına bağlanmıştır:
- Kira sözleşmesinde fesih: Yazılı şekilde yapılmalıdır (TBK md. 348). Yazılı şeklin adi yazılı olması yeterlidir; resmî şekil aranmaz.
- İş sözleşmesinde fesih: İş güvencesi kapsamındaki işçilerin feshinde, sebebin açık ve kesin olarak yazılı bildirilmesi gerekir (İK md. 19).
- Tacirler arası fesih: Noter, iadeli taahhütlü mektup, telgraf veya KEP yoluyla yapılmalıdır (TTK md. 18/3).
- Genel kural: Fesih beyanı, karşı tarafa ulaştığı anda hüküm doğurur ve tek taraflı olarak geri alınamaz.
Fesih bildirimi için en güvenilir yöntemler: noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü mektup veya karşı tarafın imzasını içeren elden teslimdir.
Tebligat adresine dikkat: Sözleşmede belirtilen adrese yapılan bildirim, muhatap bu adreste bulunmasa bile geçerli kabul edilir. Ancak adres değişikliği usulüne uygun olarak bildirilmişse yeni adrese tebligat yapılmalıdır.
16. Sözleşme Feshinde Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Fesih hakkının kullanılması veya fesihten doğan taleplerin ileri sürülmesi belirli sürelere tabidir:
| Süre Türü | Süre | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| İş sözleşmesinde haklı fesih (ahlak ve iyiniyet) | 6 iş günü (öğrenmeden) / 1 yıl (olaydan) | İK md. 26 |
| İşe iade davası açma süresi | Fesih bildiriminden itibaren 1 ay | İK md. 20 |
| Kıdem ve ihbar tazminatı zamanaşımı | 5 yıl | İK md. 32 |
| Genel tazminat (TBK) zamanaşımı | 10 yıl | TBK md. 146 |
| Tüketici cayma hakkı | 14 gün (bilgilendirilmezse 1 yıl 14 gün) | TKHK md. 48 |
17. 2026 Yılı Güncel Dava Masrafları
Sözleşme feshinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmak isteyen taraflar, 2026 yılı güncel harç ve masraflarını bilmelidir. Detaylı bilgi için İcra Takibi Rehberi ve Tazminat Davası Rehberi yazılarımıza göz atabilirsiniz.
| Masraf Kalemi | 2026 Tutarı |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732,00 TL |
| Nispi harç oranı | Binde 68,31 |
| Maktu karar harcı | 732,00 TL |
| İstinaf harcı | 2.002,00 TL |
| Keşif harcı | 5.188,00 TL |
| TBB avukatlık asgari ücreti (asliye hukuk — maktu) | 45.000 TL + KDV |
18. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sözleşme feshi ile sözleşmeden dönme arasındaki fark nedir?
Sözleşme feshi, sürekli edimli sözleşmelerde ileriye dönük olarak sözleşmeyi sona erdirir; geçmiş edimler korunur. Sözleşmeden dönme ise ani edimli sözleşmelerde geriye dönük sonuç doğurur; taraflar aldıklarını birbirine iade eder.
Cayma hakkı süresi kaç gündür?
Mesafeli sözleşmelerde ve iş yeri dışında kurulan sözleşmelerde cayma hakkı süresi 14 gündür. Bu süre, malın teslimine veya hizmet sözleşmesinin kurulmasına göre başlar. Satıcı tüketiciyi bilgilendirmemişse süre 1 yıl 14 güne uzar.
Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir miyim?
Belirsiz süreli sözleşmelerde yasal bildirim sürelerine uyarak her zaman tek taraflı fesih mümkündür. Belirli süreli sözleşmelerde ise haklı bir sebebin varlığı aranır. Haklı sebep olmadan yapılan fesih, karşı tarafa tazminat hakkı doğurur.
Cayma hakkını kullanırken kargo ücretini kim öder?
Kural olarak iade kargo masrafı tüketiciye aittir. Ancak sözleşmede aksine bir düzenleme varsa veya satıcı bu masrafı üstleneceğini taahhüt etmişse, kargo ücreti satıcıya aittir.
İnternetten aldığım ürünü açtım, cayma hakkımı kullanabilir miyim?
Ürünü olağan şekilde incelemek cayma hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak ürün, olağan incelemenin ötesinde kullanılmışsa satıcı değer azalması tazminatı talep edebilir. Hijyen ürünleri ve kişiselleştirilmiş ürünler gibi bazı istisnalarda ise cayma hakkı hiç kullanılamaz.
Kira sözleşmesini erken feshetmek istiyorum, ne yapmalıyım?
Kiracı, belirli süreli kira sözleşmesini süre bitmeden tek taraflı olarak feshedebilir; ancak kiraya verenin makul bir süre boyunca yeni kiracı bulamaması hâlinde uğrayacağı zararı tazmin etmekle yükümlüdür (TBK md. 325). Haklı bir sebebin varlığında ise tazminat yükümlülüğü doğmaz. Detaylı bilgi için Tahliye Davası Rehberi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Aşırı ifa güçlüğü durumunda sözleşmeden dönebilir miyim?
TBK md. 138 uyarınca, öngörülemeyen olağanüstü koşullar nedeniyle borcun ifası aşırı derecede güçleşmişse, öncelikle hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını talep etmelisiniz. Uyarlama mümkün değilse, ancak o zaman sözleşmeden dönme talep edilebilir. Dönme, burada son çare (ultima ratio) ilkesine tabidir.
İkale (bozma sözleşmesi) nedir, fesihten farkı nedir?
İkale, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla sözleşmeyi sona erdirmesidir. Fesihten farklı olarak tek taraflı değil, iki taraflı bir işlemdir. İş hukukunda ikale yapılırken işçiye kıdem ve ihbar tazminatı üzerinde makul bir ek yarar sağlanması Yargıtay tarafından aranmaktadır; aksi hâlde ikale geçersiz sayılabilir.
Haklı nedenle fesih hakkını ne zaman kaybederim?
İş sözleşmesinde ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanarak haklı fesih yapma hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren 6 iş günü, olayın gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl ile sınırlıdır (İK md. 26). Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve hâkim tarafından resen gözetilir.
Tacirler arası sözleşmede fesih bildirimi nasıl yapılmalıdır?
TTK md. 18/3 uyarınca tacirler arasındaki fesih bildirimi, noter aracılığıyla, iadeli taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imzalı KEP yoluyla yapılmalıdır. Bu şekle uyulmazsa fesih bildirimi geçerli olmaz.
19. Sonuç
Sözleşme feshi ve cayma hakkı, Türk hukukunda farklı koşullara ve sözleşme türlerine göre ayrı ayrı düzenlenmiş geniş kapsamlı konulardır. Sürekli edimli sözleşmelerde fesih, ani edimli sözleşmelerde dönme, tüketici ilişkilerinde ise cayma hakkı ayrımını doğru yapmak, hak kayıplarını önlemenin ilk adımıdır. İkale yoluyla anlaşmalı sona erdirme de özellikle iş ilişkilerinde önemli bir alternatif olup makul yarar ölçütüne dikkat edilmelidir. Tacirler arası ilişkilerde ise TTK'nın öngördüğü şekil şartlarına uyulması, feshin geçerliliği açısından zorunludur. Özellikle 2026 yılında güncellenen harç tutarları ve yargılama masrafları dikkate alınarak, sözleşme feshi öncesinde hukuki danışmanlık alınması büyük önem taşır. Arabuluculuk süreci de dava öncesinde değerlendirilmesi gereken önemli bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, md. 123, 124, 125, 136, 137, 138, 227, 315, 316, 325, 328, 329, 347, 348, 352, 430–438, 484
- 4857 sayılı İş Kanunu, md. 17, 18, 19, 20, 24, 25, 26, 32
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, md. 18/3, 121, 122
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 2
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, md. 24, 45, 47, 48, 49, 50
- Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (RG: 27.11.2014, Sayı: 29188)
- Süzek, S. — İş Hukuku
- Acar — Kira Hukuku Şerhi (TBK m. 299–332)
- Kaya — Türk Ticaret Kanunu Şerhi — Acentelik
- Centel — İş Güvencesi
- Akıntürk — Medeni Hukuk
Anahtar Kelimeler: sözleşme feshi, cayma hakkı, sözleşmeden dönme, TBK sözleşme feshi, mesafeli sözleşme cayma hakkı 2026, kira sözleşmesi feshi, iş sözleşmesi feshi, haklı nedenle fesih, ifa imkansızlığı, aşırı ifa güçlüğü, tüketici cayma hakkı 14 gün, sözleşme feshi tazminat, borçlu temerrüdü, sözleşme feshi nasıl yapılır, ikale sözleşmesi, bozma sözleşmesi, tacirler arası fesih, TTK 18/3 ihtar şekli, hak düşürücü süre fesih, peşin ödeme yoluyla fesih

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.